Ben 12 yıldır tekstil de makineci olarak çalışan bir kadın işçiyim. Sendikalı sendikasız birçok işyerinde çalıştım. Bir çocuğumla birlikte ailemin yanında yaşıyorum. Ailem olmasaydı öğrenci olan oğlumla tek başıma ayaklarım üzerinde duramazdım.

Çünkü krizler ve işten atılmalar nedeniyle birkaç kere işsiz kaldım. Yeni çıkan emeklilik yasasıyla birlikte emeklilik yaşım uzadı (emeklilik ücreti yetmeyeceğinden yine mecburen çalışmak zorunda kalacaktım) işçilerin aleyhine bugüne kadar birçok yasa çıkarıldı. Bizi ilgilendiren yasaların da neyi kapsadığı konusunda kapsamlı bilgiye sahibi değiliz.

Bu kriz ortamında halen çalışan (şanslı) işçilerdenim. Ama yarın işten atılmayacağımın garantisi yok. Biz işçiler işten atılmayı beklemeden iş güvencemizi sağlamak için örgütlenmeliyiz, mücadeleye katılmalıyız. Bir kurtarıcı eklemeden, kurtarıcının kendimiz olduğunu bilerek bu sorumlulukla hareket etmeliyiz.

Önceden işyerinde biraz hakkını arayan işçi işten atılıyordu. Ama bugüne kadar sessiz durarak işte kalabileceğini düşünen işçileri de patron gözünün yaşına bakmadan kapının önüne koyabiliyor.

Bu kriz en çok çalışan işçi ve emekçileri vurdu. Özel olarak da kadınları vurdu.

Patronlar bizim ürettiğimiz değere el koyarak zenginleşiyorlar. Ama bizlerden 600 YTL ücretle geçinmemizi istiyorlar. Bizler işten atıldığımızda bir hiç konumuna getiriliyoruz. Sermaye bizleri kriz ortamıyla birlikte tamamen barbarlığa itiyor.

Biz işçi ve emekçilere dayatılan yoksulluk, sefalet koşullarını ancak sınıf kardeşlerimizle birlikte mücadele ederek geri püskürtebiliriz. Ve bu mücadelede emekçi kadınlar olarak en önde yerimizi almalıyız!

Not: Yeni işçi gazetemiz, işçi sınıfı mücadelesine bir damla olsun, yarın nasıl olsa deniz olacağız.

Bir Kadın Tekstil İşçisi

image_pdfimage_print