“Sonucu belirleyecek olan, içine gömüldüğümüz sınıf mücadelesidir. Kaçınılmaz olansa, mücadele etmektir, başarmak için tutkuyla mücadele etmek.”

1924’de Arjantin’de doğdu. 21 yaşına geldiğinde bir avuç arkadaşıyla birlikte devrimci partinin inşasına girişti. Çıkış noktaları, işçi sınıfına yabancılaşmış ‘bohem devrimciliğe’ tepkiydi. Bu sayede devrimci programı ait olduğu yere, yani fabrikalara ve işçi mahallelerine taşıma hedefine yönelen ilk adımı atacaklardı. Tekstil işçileri derneği ve buzdolabı fabrikası işçileri sendikası gibi oldukça önemli işçi örgütlerinin kurucusu ve yöneticisi oldu. 1956’da Metalürji işçileri grevinde aktif rol aldı. Tüm bu zorlu dönem boyunca bir yandan da haftalık İşçi Sözü (Palabra Obrera) gazetesinin yöneticiliğini yaptı. Gazete bir yandan devrimci programın işçi sınıfına taşınması, bir yandan da sınıfın nesnel gereksinimleri doğrultusunda bizzat bu programın geliştirilmesi ve güncelleştirilmesi hedefini taşımaktaydı. 1976 yılına gelindiğinde ise, iktidar, giderek yükselen işçi hareketini bastırmak için askeri diktatörlüğün eline teslim edildi. Öyle ki, o yıllarda yasadışı ilan edilen ve yeraltına çekilmek durumunda kalan partinin yüzlerce militanı işkenceden geçirildi, acımasızca katledildi ya da uzun yıllar hapse mahkûm edildi. Buna rağmen önderliğindeki Sosyalist İşçi Partisi (PST) örgütsel sürekliliğini korumayı başardı.

Mücadelenin uluslararası ayağı, olmazsa olmazdı. Bütün bu dönem boyunca Kolombiya, Venezuela, Peru ve Brezilya olmak üzere pek çok Latin Amerika ülkesinde ve çeşitli Avrupa ülkelerinde yeni partiler inşa edilmesini sağladı. Israrla sürdürdüğü mücadele yönteminin en üst ifadesi olarak, 1982 yılında onlarca ülkede örgütlü Uluslararası İşçi Birliği – Dördüncü Enternasyonal (UİB-DE)’in kuruluşunu gerçekleştirdi.

25 Ocak 1987’de henüz 62 yaşında iken anî bir kalp krizi ile hayata gözlerini yumduğunda, hafızalara kazınan örnek ve yılmaz mücadelesi oldu. Adı Nahuel Moreno’ydu.

image_pdfimage_print