Galatasaray Üniversitesi öğrencileri bugünlerde, üniversite bünyesinde faaliyet göstermekte olan Öğrenci Konseyi’nin yeni dönem seçimleri için sandık başına gitti. Daha önce sınıf temsilcileri aracılığıyla seçilen yönetim kurulu, ilk kez bu yıl, genel oylama ile seçildi. Görünüşte oldukça demokratik olan bu uygulama, esasında, Yüksek Öğretim Kurumu’nun, atanmış kadroları aracılığıyla üniversitelere dayattığı yasak ve yaptırımların gölgesinde kalmaya mahkûm gözüküyor.

YÖK ve Üniversite Rektörlüğü tarafından çeşitli araçlarla kurulan baskıya rağmen, üniversitenin öğrencilere ait olması gerektiğine inanıyoruz. Son bir buçuk yıldır okula girişlerde uygulanmakta olan ziyaretçi yasağına karşı yürüttüğümüz çalışma sayesinde edindiğimiz deneyim bize gösteriyor ki, birlikte hareket edildiği takdirde belirli kazanımlar elde etmek mümkün. Fakat tabii ki üniversitemizdeki tek sorun ziyaretçi yasağı değil. Çok yüksek harç bedelleri, işten atılan öğrencilerin geçmiş dönemden kalan maaşlarının ödenmemesi, öğrencilerin kendilerini geliştirmeleri için gerekli olan kültürel ve sportif aktivitelerin ya hiç olmaması ya da çok yetersiz olması ve buna rağmen kontenjanların arttırılması, yemekhanenin yetersizliği, okuldaki kız yurdunun kapatılması vb. sorunları sıralamak mümkün.

Seçim sürecinde; bütün bu sorunların çözümü için önerdiğimiz, “öğrenciye söz, karar ve denetim hakkı” ile özetlenebilecek üniversite modelini, arkadaşlarımıza anlatmaya çalıştık. Hedefimiz, çok küçük ölçekte bile olsa, siyaset üretme biçimini değiştirmek ve bunu yaparak çevremizdeki insanları kazanmak olduğu için, bu sürecin bizim açımızdan olumlu ya da olumsuz sonuçlarını şimdiden, tam anlamıyla, görebilmemiz pek mümkün değil. Ancak, ulaştığımız yüzde 30’luk oy oranının önümüzdeki süreç için oldukça umut verici olduğu söylenebilir.

GSÜ’lü bir İC okuru

image_pdfimage_print