Bu ay iş yasasını değil, işçileri doğrudan etkileyen ve referandumda oylanan anayasanın 54. maddesini inceledik. Değişiklik paketiyle, Grev hakkı ve lokavt başlıklı maddenin 3. ve 7. fıkralarının kaldırılması oylandı. Peki, neydi bu fıkralar?

Grev hakkı ve lokavt (54. madde)

1. Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.

2. Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.

3.Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddî zarardan sendika sorumludur.

4. Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir.

5. Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.

6. Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.

7.Siyasî amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.

8. Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiçbir şekilde engellenemez.

Değişiklikler ne anlama geliyor?

3. fıkranın değişmesi, grev sırasında işyerinde meydana gelen her hangi bir zarardan doğrudan şahısların sorumlu olacağı anlamına geliyor. Bu da grevlerde ön plana çıkan işçilere karşı dava açılarak işçileri yıldırıcı politikalar uygulanmasına kapı açıyor. Aynı zamanda patronlara makinelerin çalışmaması yüzünden aksayan işlerin parasal tüm yükünü tek tek işçilere yükleme fırsatı sunuyor.

7. fıkranın kaldırılması ise işçilere yeni haklar getirecekmiş gibi görünse de gerçek hiç de böyle değil. Değiştirilmesi hiç tartışılmayan 2. fıkrada “iyi niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip edecek şekilde” grev yapılamaz ifadesi esasında patronların ve patron yanlısı hükümetlerin ve hukuk sisteminin keyfi biçimde her grevi “iyi niyete” veya “toplum yararına” aykırı bularak engellemesine, resmen olmasa da fiilen 7. fıkrayı uygulamasına imkân tanıyor.

image_pdfimage_print