20 Eylül’de Bursa’da bir nefret cinayeti daha işlendi. İrem Okan bir çok yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Bu yıl öldürülen 20’ye yakın lgbtt (lezbiyen, gay, transseksüel, travesti) birey gibi o da nefret cinayetlerinin kurbanı oldu. Katil olay yerinde “tüm travestilere ölüm” notu bırakarak nefretinin boyutlarını gösterdi.

Olayla ilgili İstanbul’daki eylem 24 Eylül Cuma saat 18:30’da Taksim Tramvay durağında, Ankara’daki eylem ise 25 Eylül Cumartesi Saat:18:00’da Sakarya Meydanı’nda gerçekleştirildi. LGBTT örgütlerinin imzacı olduğu basın açıklamasında nefret suçlarının sorumlusu ‘Eşcinsellik hastalıktır’ diyerek nefret söylemi üreten Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ve lgbtt’leri ‘ahlaksız’ olarak tanımlayarak ahlak dersi vermeye soyunan Osman Sınav’dır” denildi. Ayrıca bu cinayetlerin ve şiddetin sona ermesi için, sadece katillerin bulunmasını değil, nefreti üreten, meşrulaştıran ideolojinin de değiştirilmesi için gerekenin yapılması talep edildi. Katillere ceza indirimi veren bir hukuk düzeni değil, lgbtt bireylere yönelik baskı ve ayrımcılıkları engelleyen bir hukuk düzeni talep ediyoruz denildi.

Nefret suçu nedir?

Bir suçlu tarafından bir şahsa veya bir mülke karşı işlenen herhangi bir cezai suçun kaynağı o kimsenin; ırkı, rengi, etnik kökeni ya da uyruğu; dini; cinsiyeti veya cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği; yaşı; fiziksel veya zihinsel engelleri ise bu suç nefret suçunu teşkil eder.

Nefret suçları; sözlü taciz, tehdit edici davranışlar, ad veya lakap takmak, postayla veya e-postayla rahatsız etmek, telefonla rahatsız etmek, duvar yazısı, fiziksel saldırı, soygun, hırsızlık, gasp, taciz, tecavüz, sarkıntılık, gözdağı, şiddet, aile içi şiddet, mülke ye da eşyalara zarar verme, kundaklama, komşu kavgaları, okulda ya da iş yerinde kabadayılık yapma, incitici şakalar, el-kol hareketleri veya diğer herhangi bir şekilde hasar verme şeklinde sıralanabilir. Ayrıca kişinin ait olduğu sosyal grup nedeniyle ayrımcılığa uğruyor olması da nefret suçları içinde değerlendirilebilir.

image_pdfimage_print