Kendini 78’in kayıp kuşağı olarak nitelendiren ve zamanın politik havasını ciğerlerine ve eserlerine yansıtan Yasemin Aliköleoğlu; resimlerini Ekim ayı içerisinde İşçi Cephesi‘yle paylaşıyor!

Bizler beyinlerinin üzerinden tank paleti geçirilmiş; onur ve adalet duyguları işkenceye uğratılmış bir nesiliz. Bizim hayatımız kötü niyetli bir ressamın fırça darbeleriyle çizilmiş bir resim.”

Kendini bildiğinden beri içinde resim tutkusu olan ve nihayetinde kendini bu yolla ifade etmeyi başaran Yasemin Aliköleoğlu, sözü geçen ressama inat kendi eline aldığı fırçasıyla yaptığı kadınlık temalı resimlerini İşçi Cephesi ve tüm diğer dostlarıyla 15 Ekim’de paylaşıyor.

Yasemin’e göre; diğer tüm sanatlar gibi resim de politik bir sanat. Sanat ile politikayı birbirinden ayrı tutmak ise, politik bir tutumun ta kendisidir. Yasemin; bu fikirle yola çıktığını ve her fırça darbesiyle bir derdini ifade ettiğini söylüyor. Ona göre; resim, gerçek sahibi olan, ona bakan insanla buluşmalı ve üstüne konuşulmalıdır. Özellikle bu ay içinde İşçi Cephesi vasıtasıyla yapacağı paylaşım için böyle düşünüyor.

Sanki insanlardan saklanıyormuşçasına pahalı giriş ücretlerinin olduğu, endüstrileşmiş olan sanata inat, resimlerini sergilemekten öte paylaşma olarak nitelendiren Yasemin, değişik kadınlık hallerini ele alıyor. Kadınlık kimliklerini bize baktıkça konuşturacak ve konuşturdukça baktıracak olan bu paylaşıma tüm dostları bekliyoruz.

Sergi: Adı, Kadın.
Yer: Enternasyonal Yayıncılık Bürosu- Süslü Saksı Sok. No: 19/5
Beyoğlu İstanbul
Tarih: 15 Ekim 2011- 1 Kasım 2011
Açılış: 15 Ekim Cumartesi günü saat: 18.00 ressamın katılımıyla.

image_pdfimage_print