Tabiatı yok etmek bol sıfırlı bir çeki doldurmanın karşılığı mıdır? Hidroelektrik santrallerin(HES) neden olduğu doğa talanını önlemek için gece, gündüz, kar, kış demeden mücadele edenler suçlu mudur? Rejim, doğanın yok olmasına ve yaşam alanlarının bozulmasına karşı mücadele edenleri teröristlikle suçluyor ve HES inşaatlarının başladığı günden bu yana kadar talana karşı mücadele eden 1024 kişiyi mahkemelerde yargılıyor.

Çevre talanında ustalık dönemi AKP hükümeti için ise tablo oldukça net, HES’lerin hızlı bir biçimde bitirilebilmesi için ne gerekliyse yapılıyorlar, tek gecede yargının işleyişi bile değiştirebiliyorlar. Son olarak, Danıştay tarafından çevre etki değerlendirmesi(ÇED) raporları gözetilerek HES’lere karşı alınan yürütmeyi durdurma kararları AKP hükümetince bir gecede as-kıya alındı ve HES’lerin inşası için öncelik yerel yönetimlerin vereceği raporlara bırakıldı. Bu yüzden, HES’lerin yapımına karşı hukuk mücadelesi de tıkanmış durumda.
Çevre ve Orman Bakanlığı ticari bir işletme midir?
HES’lerle ilgili bilgi edinmek için bakanlığa yapılan başvuruları “işletmeci firmanın ticari faaliyetine zarar vereceği” için geri çevirmek sosyal devletin cevabı olabilir mi? Adım adım ilerleyen Neo-liberal salıdırlar, demokratikleşme çatısı altında, patronların daha fazla kar edebilmesi için hükümetin asıl gündemi haline gelmiş durumda. Bu yüzden acı reçete doğaya ve emekçilere ödettiriliyor. Bu saldırıları karşı HES’ler durdurulsun ve sermaye odaklı enerji talanına karşı mücadele edelim.