2B Nedir?

Toplumda 2B olarak bilinen bu yasa “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun” olarak ifade edilmektedir. Ancak bu kadar uzun ve göstermelik bir adı olan bu yasanın altında yatan gerçekler ise şunlardır:

Türkiye genelinde ilk etapta 410 bin hektarlık orman alanı (KKTC’nin 1.5 katı,) satışa çıkarılacaktır. Türkiye’de az ya da çok, sınırları içinde 2B arazisi olmayan il sayısı sadece 10. Geriye kalan 71 ilde toplam 260 bin futbol sahası büyüklüğünde 2B arazisi ranta açılmış olacaktır.

70 yıldır tartışılan ve nasıl tespit edileceği de belli olmayan “orman vasfını kaybetmiş alanlara” ilişkin ormana geri dönüşümü artık mümkün bulunmayan ifadesinin doğa ve biyoçeşitlilik üzerinde geri dönülemez tahribatlara neden olacağı açık bir gerçeklilk olarak durmaktadır.

Elde edilen gelir rant alanlarına aktarılacaktır. Satıştan elde edilen gelirlerin %90’ı kentsel dönüşüme kaynak olarak aktarılmakta Orman Köylüleri ve ormanların ihyası için sadece %10’luk kesimi Orman Genel Müdürlüğü kullanımına bırakılmaktadır.

Talanın kapsam tarihi sınırsız bir şekilde genişletilmiştir. Düzenlemeyle, köy nüfusuna kayıtlı kullanıcı şartı kaldırılmış, “31.12.2011 tarihinden önce kullanıcı olmak kaydı” getirilerek orman köylülerinin değil, rant odaklı işgalcilerin yararlanması sağlanmıştır.

Kanunda köylerin taşınması adı altında zorunlu göç için meşru zemin oluşturulmaktadır. Düzenlemeyle, orman köylerinin yanısıra, “…baraj veya gölet rezervuar alanlarında kalan…” köylerin taşınması için de meşru zemin oluşturulmaktadır. Özellikle güvenlik barajları adı altında projelendirilen barajların koruma kuşaklarında kalan köylerde yaşayanlar etkilenecektir. Baraj gerekçesi ile kaç köyün yerinden taşınacağı, kaç kişinin yerinden sürüleceği belli değildir.

Rant üstünden rant sağlanmasının yolu açılmıştır. İşgalcilerine rayiç bedelin %70’ine, peşin ödeme halinde de %20 daha indirim yapılarak satış gerçekleştirilirken, kamu hizmetine tahsisi gereken alanların kamulaştırılmasında rayiç bedelin %100’ü ödenerek geri alınacaktır.

Bu kanunla halk sağlığı da hiçe sayılmaktadır. İçme ve kullanma suyu barajları için 700 m’lik sınır içinde tarım bile yapılmasını engelleyen “mutlak koruma bandı” bu kanun özelinde 300 m’ye indirilerek “göl manzaralı villalara” tapu dağıtımı mümkün kılınmaktadır.

18 Nisan 2012 tarihinde geçen bu kanun ülkeyi talan, yağma yandaşlarına peşkeş çekme politikalarının bir devamıdır. Orman köylülerinin desteklenmesi” gerekçesiyle hazırlanan, ülkemizin doğal zenginliklerinin onarılamayacak biçimde zarar görmesine, talanına yol açacak bu kanun TBMM’de geri çekilmelidir.