ar | en | es | fr | tr

4. Trans Onur Yürüyüşü gerçekleşti

On binlerin katılımıyla Taksim Meydanı’ndan Tünel`e yapılan Trans Onur Yürüyüşü geçtiğimiz pazar günü gerçekleşti. 21. LGBT Onur Haftasının ve bu sene dördüncüsü yapılan Trans Onur Yürüyüşü’nün ana gündeminde direniş vardı.

Yürüyüş boyunca, “Her yer Taksim, her yer direniş”, “Diren Taksim eşcinseller seninle”, “Okulda, işte, direnişte, eşcinseller her yerde”, “İnsanca yaşam bizim de hakkımız”, “Transfobik devlet istemiyoruz” sloganları atıldı. Binlerce kişi, translara karşı ayrımcı uygulamalarla bilinen Mango, Demirören gibi yerlerin önünde durarak protesto yaptı. Ayrıca Gezi direnişine ve direnişçilerine kapılarını kapatan Sütiş, Mado gibi yerler yuhalanırken, İstanbul Barosu’nun önünde gözaltına alınan avukatlara destek için sloganlar atıldı. Kalabalık tünele ulaştığında ise, aşağıda sizlerle palaştığımız basın açıklamasının okunmasıyla yürüyüş sonlandı.

Direniş kardeşlerimiz, devrim kardeşlerimiz merhaba!

Bugün her sene olduğu gibi zulme ve baskıya karşı tek ses çok renk olmak için buradayız bir aradayız. Yalnızca bir sene içinde 18 trans birey nefret cinayetlerine kurban gittiği için buradayız. Başta Meis sitesi ve Bayram sokak olmak üzere trans kadınların evleri mühürlendiği ve çalışma barınma gibi en temel hakları gasp edildiği için buradayız. Eşcinsel ve transseksüeller aileleri tarafından kaçırılıp kaybedildiği için buradayız. Trans kadınlar zorunlu seks işçiliğinin cenderesine iten transseksüel düşmanlığına karşı buradayız…

İktidar sahipleri efendiler!

Mahalle baskısı, ırkçılık, cinsiyetçilik gibi her türden ayrımcı, faşizan ideolojiyle yoğurduğunuz toplum Gezi Direnişiyle bu kirli oyununuzu bozdu. Bir ay boyunca dünyaya kardeşliğin ve dayanışmanın en güzel örneklerini verdi… Polisiniz, sivil polisler aracılığıyla kurduğunuz mahalle baskınız ve nefreti kışkırtan kirli medyanız hayatımızdan çıktığı andan itibaren eşitlikçi ve özgür bir toplumu hemen orada bulunduğumuz yerde kurabildiğimizi gördük. Üzgünüz özgürlüğün tadını aldık. Umudumuzdan vazgeçmiyoruz.

Zalimlerden insaf, adalet beklemek gibi bir safdillik içinde değiliz. Esas olarak halkımıza seslenmek istiyoruz. Halk olarak kanla zulümle katliamla özdeşleşmiş kaderimizi; parkları sokakları meydanları birer halk meclisine dönüştürerek tersine çevirdik… Despotluk ve zulümle felç olmuş Ortadoğu’da umudu gerçek kıldık. Ve kardeşleştik…

Çok zor kavuştuk çok zor barıştık ve artık birbirimizi bırakmayalım… Yüzümüzü birbirimize dönelim ve artık gerçekten birbirimize kulak vermeye başlayalım. Gezi kardeşliği hepimize çok büyük kazandırdı ve kardeşleşerek devam edersek çok daha büyük kazanacağız.

Kısacası bu şanlı direniş, bu bir aylık tatlı kaos bizlere başından beri doğru yolda olduğumuzu gösterdi. Dün olduğu gibi bugün de direnmeyi umudu taşırmaya devam edeceğiz. Adliye karakol kapılarını her gün her gün her gün zorlayacağız!

Cinselliğin siyahları olan bizler; dünyanın tüm siyahları ile birlikte kolkola sokaklarda özgürlük şarkıları söyleyeceğimiz günleri hep beraber yaratacağız!
İnanın translar özgür olsa dünya yerinden oynar.

Transların Özgürlüğü Tüm Toplumu Özgürleştirecektir!

Yaşasın Gezi Kardeşliği, Yaşasın Parkların Kardeşliği!”

Yönetici

Yazar

Yönetici

Sıradaki

İlgili Haberler