BEDAŞ direnişi devam ederken

İstanbul Avrupa yakasının elektrik dağıtımını yapan BEDAŞ’ın geçtiğimiz aylarda özelleştirilmesi tamamlanmış ve devri gerçekleşmişti. Şirketi devralan Kolin-Cengiz-Limak üçlü ortaklığının ilk icraatı ise sayaç okuma ve açma-kesme servislerinde çalışan 440 işçiyi işten çıkarmak olmuştu. Bunun üzerine Enerji-Sen sendikasının öncülüğünde direnişe geçen BEDAŞ işçileri mücadelelerini halen sürdürmekte.

Dersini iyi çalışmış olan sermaye, sendikalı işçileri işten çıkararak BEDAŞ’ı kendileri için “bir dikensiz gül bahçesine” dönüştürmek niyetinde. Buna cevap olarak mücadeleyi seçen işçiler de direnişin 28 gününü geride bıraktılar.

Direnişteki işçilerin şansı Tes-İş gibi bir sarı sendikanın dışında Enerji-Sen gibi mücadeleci bir sendika alternatiflerinin olması. İşten çıkartılan üyelerine direnişe katılmama çağrısı ve hatta tehdidinde bulunan Tes-İş’in aksine işçiler Enerji-Sen’in önderliğinde mücadeleyi sürdürüyorlar. Ne var ki, sokakta mücadeleyi örgütlerken bazı önemli konuların atlanması bu direnişin handikapları arasında yer alıyor.

Örneğin işçiler tarafından tartışılan önemli konulardan biri mevcut direnişte, bir direniş komitesinin oluşturulmamış olması. Bu durum, işçilerin direnişin gidişatında ve örgütlenmesinde yeterince söz sahibi olamamasına neden oluyor. Bununla birlikte, öncesinde de yeterli hazırlığın yapılamadığı bir süreçte direnişle karşılaşılması direnişin daha geniş işçi kesimlerince sahiplenilmesini zorlaştırıyor.

Enerji-Sen ve bileşeni olduğu DİSK’in BEDAŞ yönetimiyle yaptığı bir dizi görüşmeler sonucu gelinen noktada isteyen işçilerin tazminatlarını alabileceği açıklandı. İşlerine geri dönmek isteyen işçiler için ise süreç başlatılmış durumda. Geçtiğimiz bir hafta içinde BEDAŞ tarafından görüşmeye çağırılan ve bunların arasında işbaşı yapmış olan işçiler var. Bu durum direniş açısından bir ilerlemedir ancak asıl ilerleme mücadelenin nasıl sonlanacağı ile kendini gösterecektir.

Neredeyse her özelleştirme sonrasında aynı tabloyla karşı karşıya kalıyoruz: Pek çok işçi işten çıkartılıyor, kalan işçiler ise daha kötü koşullarda çalışmaya mahkum ediliyor. BEDAŞ direnişi de aynı tablo üzerinden karşımıza çıkıyor. Tek seferde 440 işçinin işten çıkartıldığı BEDAŞ’ta ve dahası her mücadelede, işçi demokrasisinin temel alındığı ve birleşik mücadeleyi ören bir hattı izlememiz gerekmektedir. “İşten atmalar yasaklansın” ve “Atılan işçiler geri alınsın” taleplerini her yerde yükseltmeli ve bu taleplerin ileriye taşınması için mücadelelerimizi birleştirmeliyiz.

BEDAŞ işçileri işyerlerinin genel müdürlüğü önündeki bekleyişlerini sürdürüyorlar. Gün BEDAŞ işçileriyle dayanışma günüdür. Gün bütün mücadeleleri birleştirme günüdür.

İşten atmalar yasaklansın!

Yaşasın sınıf dayanışması!