Artvin Yusufeli Sarıgöl Dereleri’nde yapılmaya çalışılan HES’e karşı “Artvin Yusufeli Sarıgöl Dereleri HES Karşıtı Platformu” kuruldu. Daha önce hakkında durdurma kararı verilen projeye yaptığı itirazı kabul edilen şirket iş makineleriyle Sarıgöl’e girmiş durumda. Yılbaşı tatilini fırsat bilen platform üyeleri eylem için Artvin’in yolunu tuttular. Genciyle yaşlısıyla inşaat alanını eylem alanına çevirdiler. Uzunca bir süre alanda bekleyen köylüler basın açıklamalarını okudular.

Basın açıklamasında:
“Bizler Yusufeli Sarıgöl Dereleri boyunca yer alan köylerde doğmuş, büyümüş insanlarız. Hayat koşullarının sonucu farklı şehirlerde yaşıyor olsak da biz bu topraklara aitiz. Bu topraklar da bize ait.
Doğduğumuz, büyüdüğümüz, yaylalarında havasını soluduğumuz, derelerinden su içtiğimiz bu yerlere sahip çıkıyoruz.

Bu dünya bu doğa sadece insanların değildir. Deredeki balığın, yayladaki kelebeğin, yaban keçisinin, dağlarımızdaki her türlü canlının bizim kadar yaşama var olma hakkı vardır. Kırmızı benekli balıktan dünyadaki en nadide kelebeklere, çiçeklere, yaban hayvanlarına kadar bütün doğal hayata sahip çıkıyoruz.
Yusufeli ilçesinde başlatılan HES Projeleri köylerimize kadar gelmiştir. Kaçkar dağlarından Yusufeli’ne kadar olan bütün bölge HES tehdidi altındadır. HES’ler yaylalarımızdaki köylerimizdeki bütün vadideki doğal hayatı tehdit edip ekolojik dengeyi bozacaktır. Hayatın kaynağı olan su bu topraklardan çalınacaktır. HES’lerden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Bu derelerde balık tutmak suçken, dereleri kurutup bütün balıkların öldürülmesini kimse bize anlatamaz. Bizler buradaki doğal hayatla barışık yaşarken, hiçbir canlıya zarar vermezken, hiçbir türün tükenmemesi için bütün hassasiyetimizi gösterirken birilerinin rant için bu doğayı yok etmesine izin vermeyeceğiz.

Projeyi yürüten Erarı şirketi bu karda kışta yangından mal kaçırır gibi inşaata başladıysa; bizler bu toprakların sahipleri de bu karda kışta İstanbul’dan kalkıp buraya geldik.
Yarın yine geleceğiz. Artarak… Çoğalarak…
Ait olduğumuz topraklar için bu daha başlangıç. Kimse buraları sahipsiz sanmasın. Hukuki ve meşru mücadelemizi sürdüreceğiz.
Son sözümüz;
Biz bu doğa katliamına izin vermeyeceğiz. Su hak’tır satılamaz. Bu proje yapılamaz.HAKLIYIZ, MEŞRUYUZ, KAZANACAĞIZ!!!” denildi.

Basın açıklaması şirket sahibine de telefonla dinletildi. Eylem sloganlarla ve halaylarla birlikte bitirildi.