Kadın olarak güvenceli iş bulmak her dönem için zor iken, bu durum özellikle son dönemde daha da güç bir hal aldı. Zor iş bulma sürecinden sonra iş buldum diye düşünürsünüz fakat bu fazla sürmez. Çalışan fazlası olur işten atılırsınız, iş yeri kriz yaşar atılırsınız ve en esnek güvencesiz işlere doğru sürüklenirsiniz. İşe alım sürecinde bile kadınlar arasında ayrım yapılıyor. Yeni evli ya da hamile iseniz genellikle iş bulamıyorsunuz. Çünkü yeni evli çalışan kadınlar bir sene içerisinde işten ayrılır ise kıdem hakkını alabilir. Hamile ise izin günleri fazla olur diye tercih edilmiyor.
AKP hükümeti seçim çalışması boyunca asgari ücret zammını reklam etti durdu. Ocak ayında gerçekleşmesi beklenen zam gelmeden işten çıkarılmalar başladı ve öncelik tabii ki kadınlara verildi. Her kriz döneminde olduğu gibi yine işten atmalarda kadınlar tercih ediliyor. Bu durum özellikle kadın çalışanlarının yoğun olduğu çağrı merkezi sektöründe yaşanıyor. Çünkü bu sektörde çalışanların maaşı genellikle asgari ücrettir. Bir yandan zama sevinen işçiler diğer taraftan bunun bedelini işsiz kalarak ödeyen kadınlar… Her ekonomik planda kadınların hakkı biraz daha gasp ediliyor. Daha öncede ulusal istihdam projesinde kadınlar için esnek güvencesiz çalışma koşullarının önü açılmıştı. Şimdi de maaş politikası ile kadınlar yine güvencesiz çalışma ya da işsizliğe mecbur bırakılıyor. Çocuk doğurma teşvikleri ile kadınlar aile kurumuna daha fazla yükle geri dönüyor. Çalışırken de aile kurumundaki görevlerimizden muaf değildik tabii.

Bu ekonomik yaptırımları kabul etmiyoruz. Tüm ekonomik programların daha fazla kar etme aracı olmak istemiyoruz!

image_pdfimage_print