Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 30-31 Ocak günlerinde olağan genel kurulunu gerçekleştirecek. ÇMO’da 20 yıllık bir mücadele sürekliliği olan Demokrat Çevre Mühendisleri olarak bu yıl da bilim, emek ve doğadan yana olan programımızla “Mavi Liste” altında seçimlere katılıyoruz.

Demokrat Çevre Mühendisleri ülkenin ve dünyanın içinden geçtiği 20 yıllık süreç içerisinde rantın ve talanın daima karşısına durdu. Yalnızca Gezi’de değil, Validebağ’dan Silivri’ye; Kuzey Ormanları’ndan Kalamış’a; Gerze’den Akkuyu’ya; Çeşme’den Cerrattepe’ye; Dersim’den Fatsa’ya kadar rantın ve talanın olduğu her yeri mücadele alanı haline getirdi. Mücadelenin yalnızca rantla ilişkili olmadığını bildi ve emekten yana tavır koydu. Savaş Kirletir diyerek Irak ve Afganistan savaşlarına karşı geldi. Su kaynaklarına ciddi zararlar veren Dünya Su Forumu Türkiye’de toplanırken buna karşı verilen mücadelenin başlıca parçalarından biri oldu.Doğadan yana bir sınıf mücadelesi

Demokrat Çevre Mühendisleri’nin doğa mücadelesinin ne denli samimi bir parçası olduğunu biraz olsun anlamak için bize gönderilen dayanışma videolarından birini izleyebilirsiniz.1 Bu destek videolarında kimler yok ki? Yurttaş Kazım, Hopa Dayanışması, Adalar Savunması, Yeşil Artvin Derneği, İstanbul Kent Savunması, Fındıklı Derelerini Koruma Platformu, Karadeniz İsyandadır Platformu, Kadıköy Kent Dayanışması, Fatsa Ünye Doğa Koruma Platformu, Fırtına İnisiyatifi, Nükleere Karşı Platform, Kuzguncuk Kent Bostanı, Validebağ Gönüllüleri ve daha niceleri…

Demokrat Çevre Mühendisleri olarak programımıza ve mücadele geleneğimize dayanarak “Mavi Liste”nin daima birleşik mücadelelerin bir parçası olduğunu ve yeni dönemde de bu çabamızı güçlendirmek niyetinde olduğumuzu söyleyebiliriz.

Emek ve bilimden yana bir doğa mücadelesi

Son 14 yılda Türkiye’de patronluk haricinde hiçbir meslek grubunun daha iyi bir pozisyonda olmadığını yalnızca biz değil OECD raporları da gösteriyor. Doğaya verilen zarar hakkında sanıyoruz ki laf etmeye dahi lüzum yok. Doğaya verilen geri dönülmez zararların yanı sıra yapılmış tek bir doğa yanlısı atılımdan dahi bahsedilemez. Teknoloji ise yalnızca doğanın ve emeğin talanı için kullanılıp, üretici değil de yıkıcı bir güç olarak karşımızda duruyor. Dünyanın en iyi ilk yüz üniversitesi içerisinde artık Türkiye’den bir üniversite yok. TÜBİTAK ise tüm saygınlığını yitirmiş durumda.

“Karşı” liste

İçerisinde bulunduğumuz durum bu denli yakıcı iken 30-31 Ocak günlerindeki genel kurulda bir de rakibimiz var. Desteğini bakanlıklardan, müsteşarlardan bir de Yeni Akit gazetesinden alan bir rakip! Öyle ki Turuncu Liste olarak sahneye çıkan bu ekip programında mesleki haklara dair yapılan en ciddi saldırılara -çevre görevliliğine- dair güçlü bir laf etmiyor! İsveç ve Ururguay çevre mühendisleri dahi kendi ülkelerinin çevre politikalarına çok daha fazla eleştiri getirebiliyorlarsa açıkça görünen o ki; bugün Turuncu Liste aracılığı ile çevre mühendislerinin bilim, emek ve doğa için verilen mücadelenin bir parçası olmaktan çıkarılması hedefleniyor. Mühendislerin ve tüm çalışanların daha da kötü koşullarda çalışmasının önünün açılması ve doğa mücadelelerinin kırılması! İşte Demokrat Çevre Mühendisleri’nin karşısındaki gücün biricik gayesi budur.

Demokrat Çevre Mühendisleri ile el ele

Demokrat Çevre Mühendisleri olarak bugüne değin birleşik mücadelenin bir parçası olma çabasını her daim sürdürdük. Şimdi şu kritik dönemeçte sizden destek istiyoruz. Sizleri önce 30 ve 31 Ocak günlerinde sonra da mücadelenin her alanında güçlerimizi birleştirmeye doğa, emek ve bilim ile birlikte yürümeye davet ediyoruz!

*Destek mesajlarından birini görmek için:     https://www.youtube.com/watch?v=fAGg8CT_ykM