Merhaba, bu yazımızda amacımız, başlıkta belirttiğimiz sorulara cevap oluşturmak ve sizlerin artık herkesin tanıdığı ünlü hastalık hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlamaktır.

Enfeksiyonel hastalıkları çok temel olarak etkenlerine göre gruplandırmak gerekirse bunu 3 gruba ayırabiliriz: Virüslerle oluşan hastalıklar, bakteriler ve parazitlerle oluşan hastalıklar. Grip bu grubun ilki yani virüslerle oluşan bir hastalıktır. Bu virüsün adı “İnfluenza” virüsüdür. Hastalık etkenlerini daha sağlam bi şekilde tanımak adına bu virüsler çeşitli yapılara göre gruplandırılırlar; İnfluenza A,B ve C şeklinde.

domuz_gribi

Peki bu virüs neden bu kadar ünlüdür? Doğada her canlının evrimsel bir güdüsü olan dış şartlara karşı daha dayanıklı olma durumu bu basit yapıda da mevcuttur. Bir virüs bir başka virüsle uygun bir ortamda karşılaşınca gerekli yapıları bir nevi karşılıklı değiş tokuş yapar. Bunun sonucunda yukarıda tabloda görüldüğü gibi H ve N harflerinin karmaşık bir şekilde harmanlanması oluşur. Bu durum epidemi ve arada pandemilere (dünya genelinde salgın) neden olur.

Vücudumuz bağışıklık mekanizmasının bir hafızası vardır, daha önceden karşılaştığı her türlü mikrobu ezberler. Bu çarpım tablosunu ilk ezberleme zamanındaki gibi ilk karşılaşmada hemen bir hafıza oluşturulamaz ama tekrarlayan karşılaşmalar onun tıpkı 7 kere 3 sorusuna verilen otomatik cevap gibi hızlı tepki vermesini sağlar. Domuz gribinin de bu kadar ünlü ve yaygın olmasında bunun payı vardır. Yakın denilebilecek bir zamanda oluşmuş olan bu virüs insanın bağışıklığına yabancı, keşfedilmeyi bekleyen bir virüstür, onunla ilk karşılaşmamız henüz onu tanımadığımız için ağır bir hastalığa sebep olabilmektedir.

Ağır hastalık durumu sizin de tahmin edebileceğiniz gibi bağışıklık sistemimizi zayıflatan durumlarda ki, bunlar çocuk olmak, yaşlı olmak, şeker hastalığına sahip olmak, iyi beslenmemek, kanser hastalığına sahip olmak, bağışıklık sistemini zayıflatan ilaçları kullanmak gibi durumlardır. Bu nedenle domuz gribinin asıl tehlike arz ettiği topluluk bu kesimdir.

Domuz gribi

  • İlk kez Meksika ve ABD’de görülmüş, Türkiye’de ilk kez 2009 yılında görülmüştür
  • Bu virüse “domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzemesidir.
  • Dünyada bugüne kadar tespit edilen vakaların büyük bir çoğunluğu hafif -evde semptomatik tedavi ile giderilebilen vakalardır.
  • Hastalık, insanların büyük bir çoğunluğunda hastaneye yatma veya ilaç kullanma ihtiyacı olmaksızın iyileşmektedir.
  • Belirtileri anneannemizin bile sen grip olmuşsun diyerek rahatça tanı koyabileceği bulgulardır. Bunlar; başlangıçta yüksek ateş, -aksırık ve burundan çok fazla miktarda sıvı akıntısı, boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı, genel bir rahatsızlık hissi… Bu belirtilere iştah kaybı ve/veya ishal de eşlik edebilmektedir.

Peki bu semptomları olan herkes domuz gribi midir? Tabii ki hayır. İçinde bulunduğunuz durum daha sıklıkla genel olarak o yıl en sık görülen grip türüdür. Bunu kesin olmamakla beraber ayrımında kullandığımız yöntem, hastanın genel durumuna ve bulgularının ağırlığına göre yapılır.

domuz_gribi_belirtileri

Domuz gribi evet ülkemizde var ve evet kimi durumlarda ölümcül olabilmektedir, ancak bu oranın düşüklüğünü anlamanız için şu şekilde düşünmenizi öneririm; hem domuz gribine yakalanma olasılığınızı ve yakalanmanızdan sonra bağışıklık sisteminizin sizi korumaktan vazgeçmesi durumu. Bu nedenle özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin bilhassa hem grip aşısına hem de biraz sonra bahsedeceğim korunma yollarına çok dikkat etmesi gerekmektedir. Enerjimizi “acaba domuz gribi miyim” gibi sorulara değil “acaba domuz gribinden ve genel gripten nasıl korunabilirim”e yönlendirmenizi öneririm. Basit ve bir o kadar uygulamaktan kaçtığımız yöntemler bu durumda hayat kurtarıcıdır.

  • İlk olarak aşı yaptırmaktan kaçınmayın. Özellikle;
    • 65 yaş ve üzeri kişiler,
    • Hamileler,
    • Bakımevi ve huzurevinde kalanlar,
    • Kronik böbrek yetmezliği olanlar,
    • Astım, kronik akciğer hastalığı (KOAH) olanlar,
    • Kalp-damar sistemi hastalığı olanlar,
    • Bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar,
    • Kan hastalığı olanlar,
    • Şeker hastalığı olanlar,
    • Nörolojik hastalığı olanlar,
    • Metabolik hastalığı olanlar,
    • Kronik karaciğer hastalığı olanlar,
    • Aşırı şişman olanlar
    • 6 ay-18 yaş arasında olup uzun süre aspirin kullanması gerekenlerde
  • Grip tehlikeli ve ağır seyredebilmektedir. Bu kişiler aşılanmalıdır. Grip aşısı virüse yakalanmamızı önlemez fakat belli ölçüde bir korunma sağlar ve ilerleme riskini düşürür. Bu nedenle, aşı programları esasen bu ilerlemeler açısından büyük risk taşıyanları hedeflemektedir.
  • Virüs vücudumuza tokalaşma, hapşırma ya da öksürme sırasında burun ve ağzımızdan çıkan tükürük ve diğer salgılarla veya öpüşme suretiyle ağız, burun ve gözlerden girer. Ortak kullanılan havlu ve diğer kişisel eşyalar da bulaşma aracılarıdır. Bu nedenle ellerin sıkça sabunla ve bol suyla yıkanmasının önemini sanırım kavrayabiliriz. Ayrıca kâğıt mendili öksürme, hapşırma, burnumuzu silme gibi durumlarda tek kullanımlık olarak yanımızda bulundurmamız da diğer basit korunma yöntemlerindendir.
  • Virüsü taşıyan biri ne zaman aksırsa veya öksürse, virüs, nemli olmaları şartıyla kapı kolları, para, kâğıt veya belgeler gibi yumuşak yüzeylerde birikir. O nedenle, iyi bir el temizliği esastır. Günde 10 kez yıkamak önemli bir sağlık önlemidir.
  • Yüzeyleri, kapı kollarını ve eşyaları standart temizleme ürünleri kullanmak suretiyle daha sık temizleyin, odaları ve etrafı daha sık havalandırın.
  • Grip hastalığına yol açan mikrop virus olduğu için antibiyotikler işe yaramaz hatta zararlı bile olabilirler. Antibiyotikler bakteri adını verdiğimiz mikroplara karşı etkilidir. Hekiminizden ısrarla antibiyotik yazmasını istemeyiniz.
  • Ne zaman hastaneye gidelim? Belirtileri hisseden herkes hastaneye gidecek olursa sağlık merkezleri bu durumun üstesinden gelemeyebilir ve gerçekten ihtiyacı olanlara doğru bakımı uygulayamaz halde kalabilirler. Sonuç itibariyle, grip belirtilerini hissedenlerden;
    • Nefes almada zorluk çekenler,
    • Genelde virüse eşlik eden belirtilerden farklı belirtiler hissedenler,
    • Aniden fenalaşanlar,
    • 7 günden beri hasta olup daha da kötüye gidenler, Ayrıca;
    • hamileler, kronik hastalığı olanlar, bağışıklığı düşük olanlar gibi yüksek risk gruplarından birine dâhil olup hafif belirtiler hissedenler gerekli sağlık yetkililerinin verdiği talimatlara uygun olarak olası en kısa zamanda sağlık merkezlerine başvurmalıdırlar.
  • Gripte 7 güne kadar bulaşıcılık devam etmektedir. Grip virüsü belirtilerinin ardından ilk üç gün en bulaşıcı olduğu dönemdir, fakat 7 güne kadar bulaşıcı olarak kalır. Bu nedenle, gribe yakalananlara virüsün diğerlerine bulaşmasını önlemeleri için evde kalmaları tavsiye edilir.
  • Sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyin: Uykunuzu alın, sağlıklı gıdalar ile beslenin, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürün, alkol ve sigaradan kaçının.

Hepinize mutlu ve sağlıklı bir yıl dilerim.

Kaynaklar

  • http://www.circassian.us/Belgeler/Domuz_Gribi.pdf
  • http://www.ttb.org.tr/index.php/Haberler/grip-5851.html
image_pdfimage_print