Kadın Dayanışması olarak Kahire 678 film gösterimini geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdik. Film sonrasında filmin arka planını, Arap devrimleri üzerinden değerlendirip kadın dayanışmasına vurgu yaparak tartıştık. Filmden bahsedecek olursak, toplumun farklı kesimlerinden cinsel tacize maruz kalmış 3 kadın ve buna karşı verdikleri mücadele üzerine kurulu olan filmin yönetmenliğini Mohamed Diab yapmaktadır. Gerçek bir hikâyeden yola çıkan, 2010 yapımı bu film çekildiği sırada cinsel taciz anayasada suç olarak kabul edilmiyordu. Filmi izlediğimizde, ilk taciz davasının 2009 senesinde Nelly adlı bir kadın tarafından açıldığını, davada tacizcinin 3 yıl hapis cezasına çarptırıldığını ve ancak davadan 1 yıl sonra cinsel tacizi suç olarak kabul eden yasanın yürürlüğe girdiğini öğreniyoruz. Ve ne yazık ki yasanın yürürlüğe girmesinin ardından dahi şikâyette bulunan çok az kadın olduğu söyleniyor.Öncelikle, filmin arka planına baktığımızda yaşantısı birbirinden farklı olan üç kadının yaşamış oldukları taciz olaylarına karşı dayanışmasını görüyoruz. Arap baharı olarak adlandırılan devrimler dalgasında da kadınlar birlik ve beraberlik içinde, en ön saflarda, sokaklarda, meydanları terk etmeden baskı rejimlerini devirmek için ellerinde sopalarla her gece nöbet tutuyorlardı. Bir başka örnek olarak, Mısır’da Tahir’e çıkan kadınları taciz ve tecavüz ile sindirmeye çalışan erkeklere karşı kurulan devrimi savunma komitelerini gösterebilmemiz mümkündür. 26 yaşındaki Mısırlı Asma Mahfouz internet üzerinden yaptığı çağrı ile yüzlerce Mısırlı’yı sokağa dökmüş ve en ön saflarda olan binlerce kadından sadece birisi. Daha önce birbirini tanımayan kadınlar bir yandan mücadeleyi bir yandan kadın dayanışmasını büyüterek ve ancak mücadele ederek kendi haklarını kazanabileceklerini göstermişlerdir.