Geçtiğimiz günlerde 1 Mayıs’ın hemen ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden kiralık işçiliğin önünü açan, Özel İstihdam Büroları’nın yetkilerini artıran, işe giren bir kişinin önündeki bir ayı bile işten atılmadan geçirme rahatlığını yaşatmayacak bir yasa sessiz sakin geçirildi. Yasa taslağını ‘kölelelik’ yasası diyerek mahkum eden sendikalar ne kadar haklı olsalar da yasanın geçirilişi karşısında elleri kolları bağlanmış biçimde beklemek zorunda kaldılar. Tıpkı 1980’lerde birçok ülkenin görece kapalı ekonomiden, gümrük vergilerini indirip özelleştirmeler yaparak, dünya emperyalizmiyle daha bütünleşik bir ekonomik modele toplu halde geçmeleri ve bu süre zarfında çeşit çeşit ülkede bu görevi yerine getiremeyen iktidarların darbe dahil olmak üzere çeşitli yollarla indirilmesi gibi, burjuvazi ve onun temsilcisi hükümetlerin bugünkü küresel planları da pek çok ülkede güvencesiz ve esnek çalışmayı olabildiğince yaygınlaştırmak.

Kapitalizmin özünden kaynaklanan yapısal sorunlar nedeniyle giderek azalan kâr oranlarını ve düşen büyüme hızlarını canlandırabilmenin bedelini işçi sınıfına ödetmeye niyetli hükümetlerden birisi de Fransa. Fransa Bakanlar Kurulu’nun meclise Mayıs ayında sunmayı düşündüğü yeni iş yasası (ya da Çalışma Bakanı’nın adı ile anılan biçimiyle El Khomri yasası) aylardır Fransa’nın gündemine oturmuş durumda. Tıpkı ülkemizde olduğu gibi Fransa hükümeti de yasanın işçilerin lehine olduğunu o kadar çok tekrarlamış durumda ki, buna kendileri bile inanmış olabilirler.

Fakat yeni iş yasasının getirdiklerinin işçilerin aleyhine olduğunu anlamak için okuma yazma bilmek yeterli. Günlük azami 10 saat olabilen çalışma saatleri 12 saate çıkartılacak, iş sözleşmelerinde çalışma yapmak isteyen işçiler patronlar tarafından işten atılabilecek, bir işçi yakınının vefatı durumunda işçiye ücretli izin verilmeyecek, fazla mesailerde işçiye beş kat daha az ödeme yapılabilecek. Yasa tasarısı bunlarla da kalmayıp gençlerin ucuz emek gücüne de göz koymuş durumda. Yasaya göre 18 yaşından küçük çıraklık eğitimi alan çocuklar günde 10 saate kadar çalışabilecekler, kısacası genç işçilere eğitim verilmeyecek.

Yasa tasarısı Fransa’da 17 milyonluk bir nüfüsu kaplayan tüm işçileri doğrudan etkileyecek. Kamuoyu anketlerine göre Fransa halkının yüzde 58’i yasaya karşı. Türkiye’nin aksine Fransa hükümeti için işler hiç de kolay gitmiyor. Genel İş Sendikası (Confédération Général du Travail)’nın başını çektiği iki ay içerisinde dördüncüsü gerçekleşen grevler hükümeti zora sokmuş durumda. Hükümet o kadar kötü durumda ki, yasa tasarısında şimdiden kimi değişiklikler yapmış durumda fakat değişiklikleri kabul etmeyen ve tasarının tamamen geri çekilmesini istediklerini belirten sendikalar geçtiğimiz günlerde Nisan ayının sonunda büyük bir genel grev tertiplediler. Yedi büyük sendikanın katıldığı genel greve Genel İş Sendikası’nın verilerine göre beş yüz binden fazla kişi katıldı. Tasarruf etmek adına 2010 yılından beri zam alamayan memurların zam isteklerinin ve yeni iş yasasının derhal geri çekilmesi gerektiğinin belirtildiği grev özellikle ulaşım işkolunu durma noktasına getirdi. Orly Havaalanı’ndaki uçuşların en az yüzde 20’si iptal edildi. Paris’te 280 kilometrelik bir yol boyunca hiçbir araç kıpırdamadı.

İki aydır yaşanan eylemlerin en çarpıcı noktası ise öğrenci sendikalarının ve gençliğin eylemlere büyük katılımı. Sayıları 23’ü bulan öğrenci sendikaları ve derneklerinin birlikte tertipledikleri eylemler sayesinde her genel grevde neredeyse tüm eğitim kurumları durma noktasına geldi. Üniversiteler işgal edildi ve kurulan öğrenci meclislerinde yasa tasarısı tartışıldı. Kimi liselerde okulların önüne çöp konteynerleri ile yapılan barikatlarla yöneticilerin içeriye girmeleri engellendi. Geleceğin işçi ve işsizleri olarak gençlerin eylemleri bu denli sahiplenmesi gelinen noktayı göstermekte. Yasa tasarısının geçmesi halinde Fransa işçi sınıfının patronlara karşı bugüne kadar kazanmış olduğu hakların tasfiye edileceği ve özellikle yeni neslin üzerinde baskı oluşturacak güvencesiz, esnek ve düşük ücretlere çalışmanın yaygınlaşacağı Fransız işçileri ve gençleri tarafından anlaşılmış durumda.

image_pdfimage_print