Merhaba ben gazetenizi her ay takip eden bir okurunuzum. Size iş yerimden bahsetmek isterim. Ben tekstil işinde uzun yıllardır çalışan bir işçiyim.

İş hayatına 14 yaşında başladım, ailem köyden İstanbul’a göç ettiğinde okulu bırakmam ve çalışmam gerektiğini söylediler. Ben de tekstile girdim. Henüz 14 yaşındaydım ve iş hayatına dair hiçbir şey bilmiyordum. Yenibosna semtinde merdiven altı diye tabir edilen bir tekstil atölyesine girdim, ne güvencem vardı ne de haklarım. Sabah 8’de işe başlar, akşam işin yoğunluğuna göre bizi bırakırlardı. Çoğu zaman geceye kadar çalıştırırlar ve mesai ücreti vermezlerdi çünkü sigortam yoktu ve daha hakkımı arayacak erişkinlikte değildim. Her zaman daha hızlı, daha çok çalışmamız için başımıza ustabaşı adında sert, donuk bakışlı ve ağzından küfür eksik olmayan birini dikerlerdi. Bu kişi bizim yemek sürelerimizden tuvalette kalma süremize kadar her şeye karışırdı. Eğer zıt gidersek hemen soluğu patronun yanında alır bizi şikayet ederdi. Patron da keyfi olarak bizden para keser cezalandırırdı. Şimdi düşünüyorum da aynı şartlarda şu yaşımda hayatta çalışamam. O zamanlar çocuktum ve ailemin desteğe ihtiyacı vardı ve üstüne üstlük hayatımda ilk defa iş hayatındaydım, olması gereken neydi bilgim yoktu. Orada 2 sene çalıştım akabinde çıktım ve başka tekstil atölyelerinde çalıştım. Şu an 26 yaşındayım tekstilde meslek sahibi oldum ancak her şirketin kendine has sorunları varmış onu öğrendim. Şu an çalıştığım iş yerinde 3 yıldır çalışmaktayım ve patronumuz aynı zamanda bizim ev sahibimiz. Ailemin baskısından dolayı orada çalışıyorum. İş yerimiz apartmanın eksi 2’nci katında, yerin altında ve ne güneş görüyor ne de hava alıyor. Rutubet var her tarafta. Çalışmalardan dolayı ortam çok tozlu oluyor ve mecburen çalışırken burnumuzu ve ağzımızı çaputlarla kapatmak zorundayız. Çünkü havaya karışan toz kumaş boyası içermekte. Burada bu şartlarda 3 yıldır çalışmama rağmen yıllık izin hakkımı da vermiyorlar. Birkaç kez hakkımı aramak istedim tartıştım ama nafile, bana söylenen şey; ”Burası küçük bir şirket sana yıllık izin veremeyiz” oldu. Zaten verdikleri ücret o kadar az ki patron kirayı kestiğinde elimde çok cüzi miktar kalıyor ve ay sonunu getiremiyorum. Üstüne bir de hakkım olan yıllık iznimi vermiyor. Aileme durumu anlattığımda onun ev sahibimiz olduğunu ve susmam gerektiğini söylüyorlar. Çocukluğumda yeteri kadar hakkım yendi tam artık her şey düzelecek derken bu seferde böyle bir çıkmaza düştüm ve sanırım bu düzen oldukça da böyle devam edecek. Haksızlıklar biz işçilerin üzerinden hiç eksik olacak gibi durmuyor. Bunları size yazmak istedim çünkü kendimi anlatabileceğim tek yerin İşçi Cephesi gazetesi olduğunu düşündüm. Benim gibi haksızlığa uğrayan emekçi dostlarımın okumasını istedim. Zaten bizi bizden başka kim anlayabilir. İyi çalışmalar.