İşçilerin Uluslararası Birliği-Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI)’in Arjantin partisi Sosyalist Sol’un 8-9-10 Temmuz tarihlerinde gerçekleşen kongresinin ardından 13 Temmuz’da, Buenos Aires’te, Arap devrimleri temalı bir etkinlik gerçekleşti. Etkinliğe konuşmacı olarak, İşçi Demokrasisi Partisi’ni temsilen kongreye de katılan Görkem Duru ve Tunus’ta UIT-CI’nin inşası sorumluluğunu üstlenen, Tunuslu devrimci Majid Haouachi katıldı.

Yaklaşık 200 kişinin katıldığı etkinlikte ilk sözü alan Majid, Tunus devriminin beş yılını anlattı. Öncelikle devrimci ayaklanmanın başlangıcının arka planını vurgulayan Majid, ardından ilk devrimci enerjinin nasıl En-Nahda (Müslüman Kardeşler’in Tunus partisi) tarafından kontrol altına alındığını anlattı. Majid, devamında En-Nahda’nın, halkın sosyal dönüşüm taleplerine cevap vermemesi ve buna karşı gelişen ikinci seferberlik dalgasının da laiklik vurgusuyla Halk Cephesi’nin de desteğini kazanan Nida Tunus (liberal, laik, Burgibist ve eski rejim temsilcilerinin ittifakı)’u nasıl öne çıkarttığını belirtti. Konuşmasında sık sık, Tunus devriminin sosyal ve ekonomik taleplerinin ne kadar önemli olduğunu belirten Majid, asıl çelişkinin ne Tunus solunun ne de UGTT (Tunus Genel İşçi Sendikası)’nin bu talepleri sahiplenerek kitlelere önderlik edememesinden kaynaklandığını dile getirdi. Devrimden bu yana iktidara gelen burjuva hükümetlerin zaten bu taleplere cevap vermek gibi bir niyetlerinin olmamasının, ekonomik ve sosyal çöküşü derinleştirdiğini ve hükümetleri meşruiyet krizine sürüklediğini sözlerine ekledi. Mevcut hükümetin meşruiyet sağlamak için tek söyleminin IŞİD kaynaklı terörizme karşı ulusal birlik çağrısı olduğunu belirten Majid, bu çağrının kitleler üzerinde çok önemli bir etki yaratmadığını 2016 Şubat ayında başlayan işsizlik ayaklanması örneği üzerinden anlattı. Tunus’ta ekonomik ve sosyal dönüşümleri temel alan bir acil eylem programı ve bu program çerçevesinde hareket edebilecek devrimci bir liderliğin önemini vurgulayarak da sözlerini noktaladı.

Majid’in ardından sözü alan Görkem Duru ise UIT-CI’nin Arap devrimci sürecine dair temel pozisyonlarını vurguladı. Duru, konuşmasına devrimci sürecin aradan geçen beş senenin sonunda bir geri çekilme döneminden geçtiği, devrim ve karşıdevrim arasındaki tüm çelişkilere rağmen devrimci sürecin henüz yenilgiye uğramadığı tespitiyle başladı. Devrim ve karşıdevrim arasındaki çelişkili durumu açıklamak için ilk olarak inisiyatif sorununa değinen Duru, emperyalizmin bölge devrimci sürecini kontrol altına alabilmek için beş senedir önemli bir çaba sarf ettiğini, ancak bu sürecin kapitalizmin dünya krizi ve emperyalizmin politik kriziyle birleşmesi nedeniyle şu ana kadar kitle hareketini tam anlamıyla ezemediğini belirtti. İkinci olarak Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Rusya ve İran gibi bölge ülkelerin karşıdevrimci rolüne vurgu yapan Duru, karşıdevrimin üçüncü odağı olarak da IŞİD gibi radikal İslamcı grupların varlığını sözlerine ekledi. Buna ek olarak, aradan geçen beş senede emperyalizmin Arap devrimlerine sınıf refleksi vermekte başarılı olduğunu belirten Duru, dünya solunun ise bu konuda hiçbir sınıfsal refleks üretemediğini dile getirdi. Devrimci dinamiklerin mevcudiyetini anlatmak adına Tunus, Mısır ve Suriye’den güncel örneklere başvuran Duru, Tunus’ta seçimle, Mısır’da ise askeri darbeyle iktidara gelen hükümetlerin yönetememe krizlerine vurgu yaparak, iki ülkede de demokratik, ekonomik ve sosyal dönüşümlere dayanan, işçi sınıfının bağımsızlığı perspektifiyle oluşturulabilecek birliklerin devrimlerin geleceğinde belirleyici olacağını vurguladı. Suriye’de ise gerek Esad rejimine, gerek emperyalist müdahaleye, gerekse de radikal İslamcı gruplara karşı halen direnmeye çalışan odakların bulunduğunu, Arap halkıyla Kürt halkı arasında bu üç karşıdevrimci odağa karşı kurulabilecek bir birliğin önemini koruduğunu belirterek sözlerini noktaladı.

Bu konuşmalardan sonra geçilen soru-cevap kısmında ise esas olarak Tunus’ta devrimci parti inşasının temel dinamikleri ve izlenecek programatik hat üzerinde duruldu. Etkinlik Tunus’ta sınıf hareketine yön verebilecek, devrimci sektörler arasında yakınlaşma dinamikleri yaratabilecek acil eylem programı sunulmasıyla sonlandı.

Tunus ile ilgili acil eylem programı

-Demokratik haklara dönük saldırılara ve sosyal protestoların kriminalizasyonuna hayır!

-İş, ekmek, özgürlük ve onurlu bir yaşam için!

-Dış borç ödemelerine hayır! Kaynaklar iş yaratılmasında, ücretlerin artırılmasında ve sosyal hizmetlerde kullanılsın!

-Özelleştirmelere hayır! Özelleştirilen tüm şirketler tazminatsız kamulaştırılsın!

-Ekonomik af yasasına hayır! Yolsuzluğa karışanlar yargılansın!

-Zenginler üzerindeki vergiler arttırılsın!

-Topraklar topraksız köylülere dağıtılsın!

-Emperyalizmle ilişkiler kesilsin!

-Ulusal birlik hükümetine hayır!

-İşçi sınıfının bağımsızlığı için

-İşçi ve emekçi hükümeti için ileri!

-Kesinti politikalarına ve emperyalist müdahalelere karşı direnen dünya halklarıyla dayanışmaya!

Ayrıca etkinliğin videosu için: https://www.youtube.com/watch?v=PrRHQoYZLAk