25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde kadınlar; Taksim Tünel’de bir araya gelerek, Galatasaray Meydanı’na doğru sloganlar, talepler, zılgıtlar ve ıslıklar eşliğinde bir yürüyüş gerçekleştirdi. “Hayatımız İçin Erkek Devlet Şiddetine Karşı Her Halde Direniyoruz” şiarıyla düzenlenen gece yürüyüşünün gündeminde, OHAL ile birlikte kadınlara yönelik artan saldırılar vardı. Kadınların her türlü haklarını korumaya yönelik mücadele eden derneklerin kapatılmasını öngören, tüm demokratik ve sosyal hakları askıya alan KHK’lar, bu saldırıların sadece bir kısmını oluşturuyordu. Geçtiğimiz günlerde “tecavüzü, tecavüzcüyü aklamaya” yönelik meclise sunulan düzenleme ise kadınlar için bardağı taşıran son damla oldu. Sosyal medya üzerinden başlayan tepkiler, Türkiye’nin pek çok yerinde düzenlenen eylemlerle sokağa taşındı. Kadınların sergilediği mücadele neticesinde ise hükümet geri adım atmak durumunda kaldı ve düzenleme geri çekildi. Dolayısıyla 25 Kasım gece yürüyüşünün arka planında, elde edilen bu kazanımın moral ve motivasyonu vardı.

“Kadın cinayetleri politiktir”, “Erkek Adalet Değil Gerçek Adalet”, “Ahlakınız Batsın”, “Yaşasın Kadın Dayanışması” sloganlarının yükseldiği yürüyüş, Galatasaray Meydanı önünde yapılan basın açıklaması ile devam etti. “Kapatılan haber alma kaynakları ve dernekler arasındaki kadın ve çocuk kurumlarıyla da Olağanüstü hal uygulamalarının doğrudan biz kadınları vurduğunu görüyoruz. Bu hukuksuzluğun yerini bir an önce hak temelli yaklaşımın alması için mücadelemize devam ediyoruz. Erkek şiddetine karşı yıllarca mücadele etmiş derneklerimizin bir an önce açılarak çalışmalarına devam etmeleri gerekir; aksi, kadınları ve çocukları gözeten sivil toplum olanaklarını bile isteye yok etmeye çalışmaktır; ama biz biliyoruz ki kadın mücadelesi binalardan, kurumlardan ibaret değildir. Arjantin’de kadına yönelik şiddete karşı greve çıkanlar, Rojava’da yeni hayatı kuranlar, Polonya’da kürtaj yasağına direnen yüz binler, Çamlıhemşin’de ranta karşı yaşamı savunanlar, Amed’de devletin şiddetine göğüs gerenler, İzlanda’da ‘eşit işe eşit ücret’ diye haykıran emekçi kadınlar, Fransa’ da cinsiyetçi ücretlendirmeye karşı iş bırakanlar; Avon’da direnen işçi kadınlar ve tüm gündelik an ve alanlarda hayatlarına sahip çıkan daha niceleri, kendilerine yönelen baskılara itiraz ediyor; kendi hayal ettikleri dünya için eyliyor; söylüyor; üretiyor, dünyayı ve hayatlarını değiştirmek için mücadele ediyorlar.” ifadelerinin öne çıktığı açıklamanın ardından yürüyüş “O halde de, bu halde de susmuyoruz, itaat etmiyoruz, direnişimizi, dayanışmamızı ve mücadelemizi her halde büyütüyoruz!” sözleri ile noktalandı.

image_pdfimage_print