ar | en | es | fr | tr

Metalde TİS süreci ve grevler

Kilit önemdeki metal sektöründe grev çanları çalmaya başladı. Elektro Mekanik Metal İş Verenleri Sendikası (EMİS) ile DİSK’e bağlı Birleşik Metal-iş arasında Eylül 2016’da yapılan toplu iş sözleşmesi (TİS) sürecinde uzlaşma sağlanamaması sonucunda fabrikalara grev kararı asıldı.

Grevler 20 Ocak’ta başlayacak. TİS sürecinin muhatabı Birleşik Metal-İş’e bağlı 2200 işçi taleplerinin gerçekleştirilmesinde kararlı. İşçiler, General Elektrik, ABB Elektrik, Schneider Elektrik ve Schneider Enerji’ye bağlı fabrikalarda grev oylamaları yapıyorlar ve yüksek oranda, hemen hemen her fabrikada grev lehine kararlar çıkıyor. İşçiler, yemek aralarında ve molalarda eylemler düzenleyerek greve hazırlık yapıyorlar. Ayrıca bazı fabrikalarda iş yavaşlatma da başladı.

Bu grev süreci 2014 yılında yine Birleşik Metal-İş ile bir başka işveren sendikası olan Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasındaki sözleşme sonunda gerçekleşen ve hükümetin kararıyla engellenen grev dalgasının bir devamı. Tamamlanmamış olan bu süreç, engelledikçe ve ertelendikçe bir sonraki dalgada metal sektöründeki işçilerin kararlılığı daha sert oluyor. Dolayısıyla MESS ve EMİS süreçlerini bir bütünün parçaları olarak okumak gerek.

OHAL altında elde edilecek bir kazanımın MESS’e bağlı işçilere de cesaret vereceği çok açık. Birleşik Metal’in toplu sözleşmesi sürecini başarıyla tamamlaması, sendikanın yeni bir atılım yapmasını sağlayarak, mafyatik sarı sendika Türk Metal’in kendi tabanı tarafından illallah edilmiş bürokrasisinin tahtını sarsabilir. Fakat bu süreç, hayal kırıklığı ve yenilgi altında bittiği takdirde Birleşik Metal-İş’in geleceği sorgulanacaktır. Bu durum sendika için sonun başlangıcı olma potansiyeli de taşıyor.

2014’te bile hükümetin kamu güvenliği ve ekonomik zarar sebebiyle izin vermediği bu haklı ve analarının ak sütü gibi helal grevlere karşı, içinde bulunduğumuz OHAL ve politik kriz dalgası içinde hükümetin tavrının aynı olacağını söyleyebiliriz. EMİS dayatmaları lehine hükümet tarafından engellenmek istenecek bu grev, meşruluğu husunda ekonomik taleplerin de dışında çıkarak OHAL ve EMİS dayatmalarının aynı madalyonun iki yüzü olduğunun teşhirini yapacak bir mücadele hattını örmeli. Öyle ki, şu durumda metal işverenleri bir grev dalgasını arkalarında hükümet olmadan karşılayacak durumda değiller. Nasıl ki grev sürecinde EMİS, MESS ile dayanışacaksa, MESS fabrikalarındaki işçilerin EMİS fabrikalarında grevdeki işçilerle dayanışması ve mücadele etmesi de zaruridir. Kolluk güçlerini de arkalarına almış işverenlerin dayatmalarına başka türlü direnç gösterilemez. Hatta EMİS’e başka sektör yöneticilerinden de “dayanın” mesajlarının gideceğini biliyoruz. Çünkü burjuvazi, bu sürecin işçiler lehine sonuçlanması halinde işçi sınıfına başta metal olmak üzere diğer sektörlerinde bir bütün olarak mücadelede güç, moral ve cesaret vereceğini, birçok sendika bürokratından daha iyi biliyor. Çünkü onlar, bunun bir sınıf savaşı olduğunun fazlasıyla bilincindeler ve ona göre hareket ediyorlar. Aynı bilinçle bizim de hareket etmemiz gerekiyor. Görüntüye aldanmayın. Gerçekten güçsüzler. 2014 yılının grev dalgası MESS’i öyle ürkütmüştü ki, içinden bir grup (yukarıda saydığımız şirketler) koparak EMİS’i kurdu. Grevin lafı bile patronları bölmeye yetmişti. Yeni sendika EMİS daha ilk sözleşme sürecinde böylelikle grevle karşı karşıya kalmış oldu.

Ülkede artan hayat pahalılığı, enflasyon oranı, artan vergiler, zorunlu maaş kesintileri gibi etkenleri düşündüğümüzde EMİS’in 145 TL’lik zam dayatması hukuksuz ve kabul edilemez. Oysa İşçiler 700 TL zam istiyor.

Grevler başlar başlamaz diğer sektörlerden işçi sendikalarının ve siyasal partilerin işçilerle dayanışması ve Birleşik Metal-İş yönetiminin karalı tutumu kritik önemde.

Ülkede anayasa değişikliği ile yeni bir baskı rejimi kapımızdayken, bu süreçten işçi sınıfının her bir sektörü ve ferdi etkilenecekken tekil grevler ve mücadelelerin birleşik bir genel greve dalgası yaratması, sadece talep edilen insanca ücret kazanımını sağlamayacak, aynı zamanda daha demokratik bir ülkenin de önünü açacaktır. OHAL ve EMİS dayatmalarına karşı yaşasın sınıf dayanışması, sınıf mücadelesi!

Bahadır B.

Yazar

Bahadır B.

Sıradaki

İlgili Haberler