Saray rejimi başarasız darbe girişimi ardından ilan ettiği olağanüstü hali referandum öncesinde toplumsal muhalefetin arda kalan kısımlarını da ezmek için kullanıyor. Tamamen keyfî olarak ilan edilen kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile iktidar, FETÖ’yü tasfiye etme kisvesi altında, Fetullah Gülen Cemaati’ne karşı yıllarca mücadele vermiş, işçi sınıfının ve ezilenlerin yanında yer almış akademisyenleri üniversitelerden kovuyor. Eğitim emekçileri bir yandan işlerinden ve neredeyse tüm sosyal haklarından mahrum bırakılırken öten yandan ise üniversiteler son nitelikli öğretim görevlilerini de yitiriyorlar.

Geçtiğimiz Salı günü hükümet 686 numaralı KHK ile yeni bir tasfiye saldırısına girişti. Bu son KHK ile toplamda 4 bin 464 memur görevden ihraç edildi. İhraç edilen memurlardan 330 kişi ise üniversitelerde öğretim görevinde olan akademisyenlerdi. Toplamda bugüne kadar 4811 üniversitede çalışmakta olan eğitim emekçisini keyfi ve nedensiz bir biçimde işlerinden eden hükümet bu son tasfiye saldırısını başta Ankara Üniversitesi olmak üzere Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi’ne yoğunlaştırmıştı. Ankara Üniversitesi’nden son KHK ile 72 akademisyen, Marmara Üniversitesi’nden 23, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden ise 27 akademisyen ihraç edildi. Son ihraçlar ile birlikte Ankara Üniversitesi’nden toplam 117 akademisyen, Marmara Üniversitesi’nden 85 akademisyen, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden 75 akademisyen ihraç edilmiş oldu. Bu ve bundan önceki KHK’larla ise İstanbul Üniversitesi’nden 193, Hacettepe Üniversitesi’nden 65 ve Ege Üniversitesi’nden 29 akademisyen ihraç edilmişti.

İhraçlara karşı üniversite öğrencileri sessiz kalmadı. Geçtiğimiz Cumartesi günü (11.02.1017) öğrenciler  güne Boğaziçi Üniversitesi’nde açık dersler ve sessiz eylem ile başladılar, ardından ise akşam saatlerinde Kadıköy rıhtımda “Hayır susturulamaz, üniversite teslim olmaz!” şiarıyla toplandılar. Öğrencilere Kocaeli, Marmara ve İstanbul Üniversitesi’nden atılan akademisyenler de destek verdi. Aynı gün sabah saatlerinde ise Ankara Üniversitesi’nden ihraç edilen akademisyenler “Hayır gitmiyoruz” diyerek kampüslerine öğrencileri ile birlikte geri dönmek istemişlerdi. Eğitim-Sen Ankara Şubesi’nin üniversitede gerçekleştireceği ‘büyük buluşma’ için üniversite kapısı önüne gelen akademisyenler polis tarafından içeri alınmadı. Üniversiteye girmek isteyen ve içeride bulunan akademisyenlere ve öğrencilere polis plastik mermi, biber gazı ve köpekler ile saldırdı. Saldırı sırasında çekilen görüntülerde polislerin basın mensuplarını da linç ettiği görüldü. 10 Şubat Cuma günü Ankara Üniversitesi akademisyenleri ihraç edilen arkadaşları için yeni eğitim döneminin ilk haftasında ders boykotu yapacaklarını duyurmuşlardı.

İşçi Demokrasisi Partisi olarak haksız yere ihraç edilen tüm Eğitim-Sen’li eğitim emekçilerinin yanındayız. Bugüne kadar Fetullah Gülen Cemaati’nin devletin her kurumuna sızmasına izin vermiş olan hükümet kendi suçunu başkalarının üzerine yükleye çalışmakta. Cevabımız ‘hayır gitmiyoruz’, gitmemek için birlikte direniyoruz.