Arjantinli kadınların erkek şiddetine de, erkek şiddetini meşrulaştıran siyasal iktidarın ve yargının baskısına da ‘hayır’ demek için sokaklara döküldüğü 3 Haziran’da biz de sesimizi, isyanımızı yükseltiyoruz!

Öyle bir dönemdeyiz ki Türkiye’de ve dünyada yer yerinden oynuyor, dün gerçek olan bugün yalan oluyor, sabit olan her şey değişiyor; ama kadına yönelik şiddet aynı süreklilikle, hatta artarak devam ediyor. Kadın cinayetleri ardı arkası kesilmeden sürdükçe vahşet gündelikleşiyor, normalleşiyor!

Tecavüze maruz kalan kadınlar, istismar edilen kız çocukları, boşanmak/ayrılmak isteyen kadınların erkekler tarafından düzenli bir şekilde – kimi zaman silahla, kimi zaman dinamitle, kimi zaman bıçakla, kimi zaman çekiçle – katledilmesi… Hiçbiri tesadüf değil, münferit değil; sistematik ve “istikrar”lı bir politikanın sonucu. 16 yıldır hemen hemen her cümlede gurur duyularak ve övgü ile bahsedilen “istikrar” aslında tam da bu. Öyle ki kimsenin iş güvencesi, ekonomik gidişat, hayatı ve geleceği konusunda bekleyemez olduğu devamlılık hali erkek şiddetinde, her gün bir kadının mutlaka öldürülmesinde, yasa eliyle bu şiddetin önünün açılmasında mevcut.

Bizler de, Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu olarak, bu politikalara karşı çıkmak için bir kez daha sokaklarda olacağız. Arjantin’li kadınların bahsettiği üzere “alanlarda olmanın çılgınlığıyla” güçlenen isyanımızla meydanlara çıkacağız. Erkek şiddetine, erkek-egemen devlet politikalarına, her gün bir kadının öldürülmesini normalleştiren, hep bir şekilde bu şiddeti “hak ettiğimiz” algısını yaratan iktidarın “makbul kadın” anlayışına karşı kendimiz olabilmekte diretmek için, hayatımız bizim demek için 3 Haziran’da tüm kadınları sokağa çağırıyoruz!

3 Haziran’da Arjantin’li kadınlar gibi birlikteyiz! 

Yer: Kadıköy, Süreyya Operası önü

Saat: 18:30 

Kadın Cinayetlerine Acil Önlem Grubu

#niunamenos

image_pdfimage_print