Aroma’nın grevci işçileri kurtuluşun yolunu gösteriyor

Bursa’da yer alan Aroma meyve suyu firmasının iki fabrikasında işçiler, 1 Ocak’tan beri süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinden sonuç çıkmayınca grev kararı aldılar. İşçilerin temelde üç talepleri var: Hak, ücret ve kadro. İşçilerin istekleri sosyal hakların artırılması, ücret zammı ve mevsimlik işçilerin kadroya alınması yönündeydi. Temmuz ayında yapılan toplantıda sendikanın taleplerinin hepsi patron tarafından reddedildi. Ocak ayı itibari ile kazanılan ücret farkları da geri çekildi. Sendikanın önerileri kabul edilmeyince, işçiler 17 Ağustos itibarıyla greve çıktılar.

Patron temsilcileri yalan söylüyor!

Aroma’nın Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mahmut Atom Duruk grevden oldukça şikayetçi. Kendisi yapmış olduğu bir açıklamada şöyle konuşuyor: “Yüzde 14,1 zam teklif etmemize rağmen işçiler greve gitti. Bu teklif şu anki yıllık enflasyon oranının yaklaşık yarı yarıya fazlası. Ama buna rağmen kabul edilmedi. Bu grev doğru değil, zam oranı teklifimiz Türkiye’nin ortalamasının üzerinde.”

Ancak patron temsilcisi Duruk’un anlamadığı birkaç nokta var. Bu noktaları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

1.) Patronun ve patron örgütlerinin teklif ettikleri zam oranı geçersizdir. Zam teklifinde son sözü söyleyen işçiler ve onların ekonomik mevzilerini savunmakla yükümlü olan sendikadır. Patronun teklif ettiği zam oranının hiçbir önemi yoktur; işçilerin önerisinin reddedilmesi burada önemli olandır. Duruk zam teklifinin çok yüksek olduğunu söylerken, işçilerin teklifinin neden geri çevrildiğini açıklamıyor.

2.) Patronun gerçekleştirdiği teklifin, yıllık enflasyon oranından “yaklaşık” olarak yarı yarıya fazla olması hiçbir anlam ifade etmemektedir. Aslında Aroma patronu şunu söylemektedir: Kaşıkla veriyorum ama kepçeyle alacağım! Bunun yanı sıra yıllık enflasyon oranı oynaktır ve önümüzdeki aylarda yüksek sıçramalarda bulunabilir. Aroma patronu o zaman toplu iş sözleşmesini yeniden yazmaya razı mı? Büyün bunlar bir kenara, ücretler enflasyon karşısında sürekli olarak iyileştirilmediği sürece, yıllık enflasyon oranının yarı yarıya fazlası olan bir artıştan bahsetmek, boş konuşmaktır!

3.) Grevin doğru olup olmadığı, meşru olup olmadığı, patron temsilcilerinin belirleyeciği bir konu değildir. Aynı zamanda zam oranı teklifinin, Türkiye ortalamasının üzerinde olması da, patronun gerçekleştirdiği teklifi haklı veya meşru kılmaz. İşçinin alacağı ücreti, işçinin kendisi belirler. Aroma işçisi Türkiye ortalamasının üzerine çıkılmasını talep ediyorsa mesele kapanmıştır. Ayrıca Türkiye ortalaması büyük bir bolluğa mı işaret etmektedir? Patron temsilcisinin, kendi zam tekliflerini haklı göstermek için kullandığı Türkiye ortalaması da beterin beteridir, sefalettir! Ama madem Mahmut Atom Duruk teklifin şu anki halinden memnun, o zaman acaba kendisi de bu teklifin önerdiği ücretle çalışmaya razı olur mu?

Aroma işçisinin yolu, hepimizin yolu olmalıdır

Aroma işçileri patronun ve onun temsilcilerinin yalanlarına ve tekliflerine kulak asmıyor. Bayramdır, tatildir demeden fabrika önündeki nöbetlerini sürdürüyorlar. Onların kararlılıkları Türkiye’nin bütün işçi ve emekçilerine umut olmalıdır.

OHAL koşullarında, çokuluslu bir şirketin zorba yaptırımlarına ve sömürü politikalarına karşı hayatlarını müdafaa etmek uğruna mücadeleye atılmış olan grevci Aroma işçileri, Türkiye işçi sınıfının etrafında merkezileşmesi gereken kurtuluş yolunu gösteriyor. Unutmamalıyız ki Aroma işçisinin yenilgisi bizim yenilgimiz, zaferi bizim zaferimiz olacaktır. İşte bu yüzden, işçilerin bütün talepleri yerine getirilene kadar greve devam! Sosyal haklarda iyileşme! Herkese kadro! İnsanca bir yaşam için ücretler iyileştirilsin! Grev haktır, sorgulanamaz!