Aşağıda 6 Eylül (Çarşamba) tarihinde Aroma işçileriyle gerçekleştirdikleri grev, müzakereler ve grevin kazanımları üzerine gerçekleştirdiğimiz sohbeti, okuyucularımızla paylaşıyoruz. Aroma işçilerinin gerçekleştirdiği grev sonucunda ortaya çıkan anlaşmada, işçilere ilk yıl brüt 430 TL, ikinci yıl ise enflasyon artışı kadar zam, 4 TL kıdem zammı ve 1,5 puan sözleşme farkı getirilecek. Kıdem zammı olan 4 TL ikinci yıldan itibaren uygulanacak. Mevsimlik çalışan 38 kişiden 10’u Ocak ayında kadroya alınacak. Geriye kalan 28 işçi ise 2018 yılı içinde kadroya geçecek.

İşçi Cephesi: Greviniz nasıl ve neden başladı? Greve çıkmayı neden tercih ettiniz?

Grevimiz işverenin en son Temmuz ayında 275 TL önermesinden ve bizim istediğimiz seviyeye gelmemesinden dolayı ortaya çıktı. İşverenin bir daha bu fiyatın üzerine çıkmaması sonucu 17 Ağustos’da greve çıktık. 275 TL bizim istediğimiz seviye değildi. Bazı anlamayan insanlar brüt 275 TL’yi çok büyük sanıyor ama değil. Masada geçinmemize yetecek rakamlara ulaşılamadığından sonrasında bir daha müzakere oturumu yapılmadığı için greve çıktık yani.

İC: Grev süresince patron ve onun yandaşları grev kırıcılık yaptılar mı? Yaptılarsa nasıl? Siz grevin devamını ve güvenliğini nasıl organize ettiniz?

Grev kırıcılığı elbette her grevde olduğu gibi denenmedi değil. Fakat biz birbirimize söz verdik. İstediğimizi almadan hiç kimsenin içeri girmeyeceğine ANT İÇTİK! Bütün arkadaşlarımız da kapıları ve girişleri-çıkışları tuttu. Grev kırıcılara izin verilmedi.

İC: Grev nasıl zaferle sonuçlandı? Grevin kazanımları neler oldu? Bundan sonra Aroma işçisi nasıl hareket edecek?

Grevimiz birlik beraberliğimizin kırılamayacağı, bayram da dahil ne olursan olsun bölünemeyeceğimiz anlaşıldığından bayram sonrası kendiliğinden işverenle masaya oturarak ve kararlılıkla sonuç alarak bitirildi. Aslında işçi sınıfı bu tarz toplumsal olaylarda eğer davasında haklıysa ayrımcılık yapmadan (Sünni, Alevi, Laz, Çerkez, AKP’li, CHPli, MHP’li veya başka ayrıştırıcı oluşumlar) bir araya gelip kenetlenirse asla parçalanmaz bir hale gelebiliyor. Zaten üretimden gelen bir gücümüz var ve işçi olmadan aslında fabrika boş bir bina ve makinelerden ibaret bir yer olarak kalıyor. Birliktelik, inanmışlık, ekmeğini sonuna kadar kovalayıp kazanmak, fabrikanın esasen işverenin olduğu kadar, hatta daha fazla işçinin olduğunu bir kez daha tüm dünyaya haykırmak en büyük kazanımlarımız olmuştur. Tabi bundan sonrasında çalışırken de biriz, beraberiz. İçeride bir arkadaşımızın başına haksız yere bir şey gelirse neler yapabileceğimiz herkesin beynine kazımış durumda. Bundan böyle 200 küsür kişi beraberiz ve sonuna kadar da böyle olacak! Bütün işçi sınıfına buradan selam olsun…

image_pdfimage_print