Venezuela: Marea Socialista’nın açık çağrısına yanıt

 Maduro’ya karşı mücadele için Solun birleşik mücadele aracını yaratalım

Maduro’nun sahte Ulusal Kurucu Meclis seçimlerinin hemen ardından Marea Socialista (Sosyalist Dalga, MS) Chavizmin Solundaki gruplara ve otonom sol hareketlere yönelik olarak Ulusal Yürütme imzasıyla bir açık mektup yayımladı. Bu mektup temel olarak eylem, politik katkı ve politik tutumun ortak zemini olarak işleyecek, çok sesli demokratik bir sol hareketin inşası çağrısında bulunmaktaydı.

MS, bu mektup aracılığıyla üç büyük politik kampın varlığına dikkat çekmekteydi; Hükümet, MUD (Demokratik Birlik Masası; burjuva sağ muhalefet) ve Chavizm’in eleştirel sektörleri ile Chavezci olmayan sol akımları da kapsayan sol kesim. MS, Partimiz PSL’yi (Sosyalizm ve Özgürlük Partisi) de bu bakımdan hem PSUV’nin (Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi; Chavezci hükümet partisi) hem de MUD’un karşısında yer alan bağımsız sol bir akım olarak tanımlamaktaydı. Bu mektup aracılığıyla inisiyatif üstlenmiş olan MS’den yoldaşları içtenlikle selamlıyoruz.

Bu deklarasyonu son derece olumlu bir adım olarak değerlendiriyor ve bağımsız solun birleşik cephesinin inşa edilmesine dair işaret edilen devasa görev konusunda bütünüyle mutabık olduğumuzu belirtiyoruz.

Bu anlamda PSL, Chavizm’in solundaki ya da Chavezci olmayan devrimci sol gruplarla birlikte bir yeniden oluşum ve eylemlilik alanı açılmasına dönük girişimlere açık olduğunu belirtmektedir. Bu doğrultuda, Maduro’nun totaliter rejimine karşı mücadelede adım atmak ve ortak noktalar üzerinden ilerlemek için bir iletişim masası oluşturulmasını önermektedir.

Bu vesile ile bu tip bir eylem birliğini nasıl değerlendirdiğimize dair görüşlerimizi de paylaşmak isteriz… Tartışmanın niteliğine dair önerimiz nedir? Eyleme geçmeye dönük ne tip adımlar atılmasını öngörmekteyiz? Dahası bize iletilen öneri hakkında hangi noktalarda tam bir mutabakata sahibiz ve hangi noktalarda farklılıklarımız mevcut, bunları da açmak niyetindeyiz.

Sizlerle temel bir noktada ortaklaşmaktayız; Chavizm’in solundaki ya da ondan bağımsız sol güçlerle birlikte birleşik bir politik hareketin inşası bir zorunluluk halini almış durumda. Bu nedenle çağrı girişiminizi son derece olumlu karşılıyoruz, özellikle de Chavezci olmayan sola yönelik boyutuyla…

Birleşik bir sol hareketin inşasına giden yolda mevcut farklılıklara hem programatik hem de olası isim önerileri bağlamında hayli dikkatli yaklaşılması gerektiği fikrindeyiz. Tam bu nedenle, çağrı mektubunuzda ifade ettiğiniz gibi gelecekte inşa edilecek bu birleşik sol hareketin, “Bolivarcı hayallerin devamcısı olması ya da bizzat kendini Bolivarcılığın eleştirisiyle sınırlaması” noktalarında farklı bakış açıları taşımaktayız. Söz konusu yeni oluşuma MS türünden oluşumların katılmasına da, Chavez geleneğini sahiplendiğini ileri süren toplulukların katılımına da saygı duyuyoruz, lakin bu yeni oluşumun kendini bu çerçeve ile sınırlandırması kabul edilemez.

Yeni bir sol birlikçi girişim, PSL gibi yukarıda ifade edilen vizyonla kendini sınırlamayan/tanımlamayan grupları da içermek durumundadır. Bizim akımımız gibi yalnızca Chavez geleneğine değil ama aynı zamanda Maduro ve mevcut hükümete karşı eleştirel toplulukları “Chavez Geleneği” deyimi ile sınırlamamak gerekir. İnancımız odur ki, Chavez’in politikaları ve 21. Yüzyılın Sosyalizmi deneyimi ile ilişkili sağlam ve acımasız bir bilanço bir zorunluluk halini almış durumdadır. Bizim açımızdan geride kalan dönemde, Chavez’in projesi ile ne sosyalizm doğrultusunda adımlar atılmış ne de Venezuela’nın mevcut kapitalist yapısından kopmak mümkün olmuştur.

Bu görüşümüz, Chavizm’in solunda ya da dışında yer alan devrimci sol güçlerle birlikte Chavizm’e karşı politik bir pozisyon geliştirilmesini elzem görmediğimiz anlamına gelmiyor. Bizim açımızdan yaşamsal önem taşıyan nokta, inşa edilmesi tasarlanan birleşik sol hareket adına antikapitalist ve sosyalist içerikli bir program oluşturmak doğrultusunda bir politik tartışma süreci başlatmaktır.

Bizce, bu programın temelini zamanında “MS, PSL ve eleştirel Chavezciler ve mücadele eden halk platformu üyelerinin” oluşturduğu 9 maddelik devrimci program oluşturabilir. Bu maddeler arasında hatırlanacağı gibi, acil bir gıda planının oluşturulması, temel ihtiyaçları gidermeye yetecek bir asgari ücret, dış borç ödemelerinin derhal durdurulması, karma ya da çokuluslu şirketler fark etmeksizin, petrol endüstrisinin derhal kamulaştırılması, maden şirketlerinin ulusallaştırılması vb. noktalar yer almaktaydı.

Bununla birlikte, Nisan 2016’da bizzat MS’nin inisiyatif almasıyla inşasına girişilen ve birleşik bir sol hareket doğrultusunda büyük bir fırsat olarak doğan “Eleştirel Chavizm ve Mücadele Eden Halk Platformunun” bizzat MS’nin bu organizmanın toplantılarından uzaklaşmasının da etkisiyle sönümlenmeye yüz tuttuğu unutulmamalıdır.

Bu gelişmenin bizzat büyük bir zafiyete yol açmış olduğu görülmektedir. Zira böylece geçtiğimiz yılın Nisan ayından bu yana açlığa ve yoksulluğa karşı patlak veren bir halk isyanının ortasında, hükümete ve MUD’a karşı devrimci sol bir seçeneğin gündeme grime fırsatı da kaçırılmış oldu.

Bu noktaya ilişkin MS’nin hatalı olduğunu düşündüğümüz bir başka nokta da, ne o vakit ne de şimdiki çağrı mektuplarında MS’nin “Maduro defol” sloganını kullanmamakta oluşu.

MS’li yoldaşlar, doğru bir biçimde Maduro hükümetinin totaliter karakterini teşhis ederken ve baskıcı politikalarına karşı çıkarken, örneğin Maduro hükümetinin “seçici iç savaş yöntemleri uygulamakta olduğunu” haklı olarak belirtirken, seferberlik ya da kitlesel isyan çağrısında bulunmamakta, yaşananların merkezinde MUD ile yaşanan “sahte kutuplaşmanın” bulunduğunu ifade etmekteler.

Dolayısıyla yoldaşlara göre, yaşananların nedeni, toplumu bir kan banyosuna sürükleyen iki sorumsuz ve suçlu politik önderlikle ilişkili oluvermektedir.

PSL, Maduro hükümetinin gırtlağına dek suça bulanmış şiddeti ile GNB (Bolivarcı askeri polis güçleri), PNB (Bolivarcı Ulusal Polis Teşkilatı) ve hükümet yanlısı çetelerin şiddetine maruz kalarak kendini sakınmaksızın savunmakta olan seferberlik halindeki halkın ve gençliğin eylemlerinin aynı potada eritilemeyeceğini savunmaktadır.

MS, daha kısa bir süre öncesine dek fiilen Chavizm’in sosyal tabanını oluşturan halk yığınlarının, bugün Maduro’ya karşı giriştiği mücadeleyi sahiplenici berrak bir tutum almaktan kaçınıyor görünmektedir. Ne yazık ki, bu tutumda dünya solunun pek çok kesimi de MS’yi yalnız bırakmamakta…

Bir konuyu netleştirelim; PSL, MUD’a en ufak bir politik destek vermeksizin Maduro hükümetine karşı mücadele etmektedir. ABD ve AB ile yürütülen pazarlıklara bel bağlamış çokuluslu şirketlerden ve bankerlerden asla kopmayacak, dış borç ödemelerine hiç bir şart altında son vermeyecek bir patron örgütlenmesine en ufak bir destek söz konusu olamaz bizim açımızdan. Ne var ki, partimiz, bazı durumlarda fiilen MUD’un da çağırıcıları arasında olduğu ya da bu patron örgütünün temsilci ve sempatizanlarının da katıldığı Maduro karşıtı yoksul halk seferberliklerine katılmaktadır.

Halka yönelmiş baskı sopası bugün esas olarak Maduro hükümetine bağlı askeri ve sivil güçlerde bulunmaktadır. Bu baskı rejimi ki, yalnızca emekçi halkı açlığa mahkûm etmemekte ama aynı zamanda seçimleri yasaklayarak, muhalefetin seçilmiş milletvekillerini ve belediye başkanlarını hapse atarak demokratik özgürlükleri de boğmaktadır. Tutuklanan, baskı altına alınanlar “patron örgütlerine mensuptur” deyip geçilecek düzeyde değildir yaşanan devlet terörü. Dolayısıyla demokratik özgürlüklere ve mevzilere yönelik saldırıları kınamak ile MUD’a destek sunmak arasında kategorik bir fark bulunmaktadır. Açlığa karşı seferber olmuş emekçi yığınların gösterilerine katılmak, sahte kurucu meclis oyununa karşı “Maduro defol” sloganını yükseltmek fiilen MUD’a destek anlamına gelmez.

Chavizm’den kopmuş durumdaki binlerce emekçi ülkenin değişik kentlerinde sokaklara çıkmaktadır. Bugün aktif olarak farklı biçimler altında gündeme gelen söz konusu protestolarla bütünleşilmemesi halinde MUD karşısında bütünüyle alternatif ve devrimci bir sol seçenek inşa etme fırsatı da kaçırılacaktır. Daha açık olan şu ki, bizzat MUD birçok durumda seferberlik halindeki halk yığınlarını bir sosyal taban olarak yönlendirme gayretinde. Bize göre bu duruma birleşik bir sol hareket olarak karşı koymanın yegane yolu ancak sokaktaki mücadelenin ateşiyle bütünleşmekten ve protestolara ve MUD’a alternatif bir önderlik geliştirmekten geçmektedir.

Bu anlamda, MS’den yoldaşlara her defasında daha fazla baskıcı bir karakter kazanan Maduro hükümetine karşı mücadeleyi elden bırakmama çağrısında bulunuyoruz. Maduro’nun halkı açlığa ve yolsuzluğa mahkûm eden askeri ve sivil yönetimine son verecek bir mücadele perspektifinde güçlenebilecek devrimci bir sol alternatif inşasına girişmek bir zaruret.

Ancak bu yolla halka yönelik kesinti ve yıkım politikalarının devamcısı olacak MUD’a karşı, Chavezci olmayan ya da Chavizm’in solundaki kesimlerin birleşmesiyle oluşabilecek bağımsız bir işçi sınıfı alternatifinin inşası mümkün olabilir.

PSL olarak MS’den yoldaşlarımıza Chavizm’in solundan ya da Chavezci olmayan soldan devrimcilerin ve onlara katılmak isteyen devrimci işçilerin gerçekleştireceği ilk buluşmanın çağrısını birlikte yapmayı öneriyoruz. İçinden geçmekte olduğumuz derin kriz sürecinden işçi emekçiler lehine ve devrimci doğrultuda bir çıkışın yegâne yolunun bu stratejik anlam taşıyan ve hayati gereklilikteki birlikten geçtiği inancındayız.

 

image_pdfimage_print