İki sene önce bugün Barış Mitingi için toplanılmıştı. Saat tam 10.04’te IŞİD’in üstlendiği canlı bomba saldırıları gerçekleşmiş ve yaşanan katliamda 109 canımızı yitirmiştik.

İki sene sonra bugün kayıplarımızı anmak isteyenleri ise AKP hükümeti OHAL kanunlarını da arkasına alarak engelledi veya saldırdı. Kaos yaratmak dışında bir araca sahip olmamaları aslında yönetenlerin ne kadar güçsüz olduğunu bir kez daha gösterdi.

Katliamın gerçekleştiği Ankara Garı önünde yapılmak istenen anma sabahın erken saatlerinde Ankara Valiliğinin kararıyla yasaklandı. Çok sayıda çevik kuvvet polisi ve TOMA getirilen alana polis sadece katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarını, milletvekillerini ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini almak istedi. Kitlenin alana girmek için yaptığı haklı itirazlar sonrasında saldırıya geçen polis, eylemcilere Kızılay’a kadar gaz ve basınçlı su ile saldırdı. İnşaat Mühendisleri Odası’nda tamamlanan anma sonrasında slogan atan eylemciler tekrar polis saldırısı ile karşı karşıya kaldı.

İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüs’te yapılmak istenen anmaya da polis izin vermedi. Önce Havuzlu bahçede toplanan öğrencilere saldıran polis, ana giriş kapısında yapılmak istenen ikinci açıklamaya da saldırdı. 67 öğrenci gözaltına alındı.

Saat 20.00’da Kadıköy’de toplanan binler “Unutturmayacağız, affetmeyeceğiz” pankartı arkasında toplandı. “Katil IŞİD, İşbirlikçi AKP” sloganının polis tarafından bizzat uyarılması tepki çekti.

Bir süredir yoğun polis tacizi ve baskısı altında eylem yapmaya çalışan Eskişehir halkı Adalar’da toplandı. Kitle yine yoğun baskı ve taciz altında kalsa da basın açıklamasını tamamlayabildi.

Ülkenin farklı yerlerinde ve hayatını kaybedenlerin memleketlerinde yapılan tüm anmalar OHAL ve AKP yönetimi yüzünden baskı ve tacizlerle geçti. Failleri hala bulunamamış, kabahatli polis ve ilkyardım ekipleri hakkında soruşturmalar başlatılmamışken, canlı bomba saldırısı ile katledilenleri anmak bu coğrafyanın en kadim geleneklerinden biridir. Bir anmaya dahi tahammül edemeyen Erdoğan rejimi her mermisinde ve gaz kapsülünde kaybetmenin korkusunu taşıyor. Her hareketinde saplandığı batağa daha da battığının farkında. Ukrayna başbakanının konuşmasını dinlerken uyuyakalan Erdoğan’ın uykusunu ABD ve onun vize kararlarının kaçırdığı malum. Gelecek sefer uykusunu biz emekçiler kaçıralım. Diyarbakır, Suruç ve Ankara’nın faillerini tanıyoruz; hesabını soracağız!

image_pdfimage_print