Sosyal medyada yakın zamanlarda bir görüntü dolaşmaya başladı. Bir aracın içinden çekildiği belli olan ve sosyal medyaya nasıl ve neden servis edildiği belirsiz bu kısa videoda, araç, büyük deprem ya da savaş sonrası TV’lerde görmeye artık “alıştığımız” görüntülerle dolu, yıkılmış bir kentin içinden geçiyor. Eğer sesi kısılarak izlenirse, bu görüntünün, büyük bir deprem yaşamış, binaları tamamen yıkılmış bir şehrin içinde dolaşarak görüntü alan yardım gönüllülerine ait olduğu düşünülebilir, pekâlâ. Ancak görüntünün sesi açılırsa, şehrin deprem vs. ile değil, bir savaş neticesinde yıkıldığını, görüntü alanların da yardım gönüllüleri değil, muhtemel bu yıkımın faillerinden bazıları olduğu anlaşılıyor. Araçta çalan yüksek sesli şarkı, “Ölürüm Türkiye’m” ve araç içindekiler de enkaz halindeki binalara ve kazara gördükleri ve enkazların üzerinde duran insanlara “bu ülkeyi size böldürtmeyeceğiz” diye bağırıyorlar, çünkü.

Yıkılarak bölünmeye karşı korunaklı bir şehir ya da bir bölge üretildiği düşünülüyor, sanırız. Yıkılırsa bölünmez ya da başka bir ifadeyle “ölürse benden ayrılmaz!”

Ne olmuştu?

Görüntüler Şırnak’tan. Şırnak’ta PKK’ye yönelik operasyonlar nedeniyle 14 Mart 2016’da sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, bu yasak, 8 ayın ardından Kasım ayında son bulmuştu. Çatışmalar nedeniyle kentten göç eden halk, kasım ayında evlerine dönmüş, daha doğrusu dönmeye çalışmış idi.

Ancak döndüklerinde değil eşyalarına, kıyafetlerine, sokakları bulamadıkları için evlerine bile ulaşamamışlardı. Bir yoruma göre şehrin binalarının yüzde 60-80’i tamamen enkaz haline dönmüş idi.

90’lı yıllarda yaşanan çatışmalarda bile, bu yönde bir yıkımın gerçekleşmediği yine Şırnaklılar tarafından ifade ediliyordu.

Kasım 2015 seçimlerinde HDP oyların yüzde 85’ini alarak, Şırnak’tan dört milletvekili çıkarmıştı. Belediye başkanı da bu partiden seçilmiş iken, operasyonun başlaması ile belediyeye kayyum atanmıştı. Seçilmiş milletvekilleri ise tutuklanarak cezaevine konmuş, ardından da meclise “devamsızlıkları” nedeniyle de mazbataları iptal edilerek, milletvekillikleri düşürülmüştü.

Bir ülke nasıl bölünür?

Bu resme bakınca, ülkenin bir yarısının evlerinin yıkılmasının içinde, ülkeyi size böldürtmeyiz naraları ile dolaşan “muzaffer komutanların” en azından buna katkısı olacağını söylemek için psikoloji bilimini çok karıştırmak gerekmiyor, sanırız.

Bombalamalarla şehir merkezi kalmamış bir şehrin sakinlerinin suskunluklarında da bu birikimin arttığını söylemek hiç de gerçek dışı olmaz, bu açıdan bakılırsa.

Keşke bizim de evimiz yıkılsaydı!

O tarihlerde, demeç veren seçilememiş olan AKP Şırnak milletvekili adayı, kentte başlatılacak konut seferberliği ile Şırnaklıların “keşke bizim de evimiz yıkılsaydı” diyeceklerini iddia ediyordu. Aradan geçen bu 1,5 yıllık sürede Şırnaklıların “ne dediğini” onun da duyduğunu ümit etmekten başka şey düşünülemiyor.

image_pdfimage_print