Asgari ücret artışından sonra yol ve yemek ücreti haklarını gasp etmeye çalışan Kod-A şirketine karşı Sosyal-İş’te örgütlenen ve sendikanın çoğunluğu elde etmesi üzerine patron tarafından işten çıkarılan işçileri, Güneşli Türk Telekom önündeki direniş çadırlarında direnişlerinin 23. gününde ziyarete gittik. Direnişçi işçilerden Emrah Duman ile İşçi Cephesi için bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bundan bir yıl önce asgari ücrete zam geldiğinde, 1300 lira olduğunda biz 185 lira yol parası alıyorduk. Asgari ücrete zam gelmesiyle bizim yol ve yemek paralarımızı kestiler. Biz de buna itiraz ettik. 100 TL’sini kurtarabildik yol parasının eskiler olarak ancak. Ama tabii İzmir’de çalışan arkadaşlara yol ve yemek paralarını vermediler. Bundan sonra arkadaşlar ne yapabiliriz diye araştırdılar, geliştirdiler, Sosyal-İş Sendikası’na üye oldular, yavaş yavaş iki üç ay gibi bir sürede çoğunluğu yakaladık yani %45’i bulduk ve bakanlığa başvurduk. Bakanlık çoğunluk yetkisini şirkete gönderdikten sonra şirket buna itiraz etti ve on iki arkadaşımızı sürgün, tehdit niteliğinde farklı bölgelere gönderdi. Biz de bunu kabul etmedik, direndik, böyle bir şey olmayacağını söyledik kendilerine. Bu süreçte sendikamız bir görüşme talebinde bulundu. Kabul ettiler. Sendika da bu şekilde kendilerine taleplerini ilettiler. Yol başka projelere gittiğimiz zaman ek külfet getiriyordu. Sendika, işte bunları karşıladıkları takdirde arkadaşların gidebileceklerini söyledi. Bunu kabul etmediler, hiçbir şekilde yanaşmadılar anlaşmaya. Biz de dayatılan bu zulmü kabul etmedik, her gün burada projemiz olan Türk Telekom binasının önüne geldik. İki hafta boyunca tutanak tuttuk ve yirmi üç gündür de oturma eyleminde bulunuyoruz. Daha sonra işte biz oturma eylemlerine başladıktan sonra içeride yine sendikalı olan arkadaşlarımızı farklı projelere faklı şekillerde göndermeye devam ettiler. Basın açıklaması yaptık burada, İTÜ’nün önünde. Bu bahsettiğim şirket Kod-A Türkiye’de birinci ve arşivleme sektöründe altıncı sırada ve bunu on yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştirdiler. Türk Telekom,  Vodafone, Ankara Ticaret Odası, İstanbul Ticaret Odası, Fatih Belediyesi, Bakırköy Belediyesi, Antep’te, Antalya’da, Sinop’ta, Samsun’da ben yüzlerce projesini sayabilirim bu şekilde. Yani arkasına bir güç almış zaten.İzmir’de Avrupa’nın en büyük arşiv merkezini kurdular ve bunu da Binali Yıldırım, o zamanlar Ulaştırma Bakanı idi, bu şirketin oradaki açılışını gerçekleştirdi. Bundan dolayı da arkalarında siyasi bir güç var. Biz de direnmeye devam ediyoruz.

İC: İhaleleri hükümetin desteğiyle alıyorlar yani, öyle mi?

Tabii ki yani aldıkları yerlere baktığınız zaman İstanbul Ticaret Odası, Fatih Belediyesi, Bakırköy Belediyesi, Vodafon, Türk Telekom, TTNET, ondan sonra BEDAŞ projesi mesela, Galatasaray Üniversitesi dijital arşivleme işlerini bu şirket aldı. Gazete ve benzeri şeyleri alıyoruz tarıyoruz ve bilgisayar ortamına kaydediyoruz. Evrakla uğraşma derdi olmuyor. Direkt bir tuşla önüne geliyor evraklar.

Siz hangi görevde çalışıyorsunuz şirkette?

Biz operatör olarak çalışıyoruz, arkadaşların çoğu da üniversite mezunu, hepsi asgari ücretle çalışıyorlar, yeni eski ayrımı yapmadan, on yıl da olsan iki yıl da olsan bu asgari ücret, hani yeni giren de böyle on yıl beş yıl dört yıl emek veren arkadaşlar da öyle. O yüzden biz de bu sürece itiraz ettik. Hakkımızın bu şekilde olmayacağını söyledik, ücretlerde iyileştirme istedik ama buna yanaşmadılar. Biz de Sosyal-İş sendikasına üye olduk ve çoğunluğu yakaladık ve yirmi beş gündür de direnişteyiz.

Kaç kişi çalışıyor içeride?

Şu an toplamda Türkiye genelinde sekiz yüz yetmiş tane çalışanı var ama farklı bölgelere dağılmış durumdalar. İşte burada yüz kişi İzmir Vodafone’da beş yüz elli kişi, otuz kişi Fatih Belediyesi’nde, Galatasaray Üniversitesi’nde on beş yirmi kişi, bu şekilde çeşitli yerlerde çalışıyorlar. Bir de şöyle bir durum var, insanları kısa süreliğine işe alıyorlar. Bir sene dolmadan arkadaşları çıkarıyorlar, yani kıdem ve ihbar tazminatlarını vermemek adına. Türkiye genelinde yirmi beş otuz tane proje bu şekilde faaliyette ve daha önce de yüzlercesini bitirmişler.

Siz ne zamandan beri çalışıyorsunuz, sizi de on bir ayda bir çıkarıyorlar mı?

Hayır, biz sürekli bir projede çalışıyoruz. Türk Telekom projesi yaklaşık olarak on yıllık bir proje biz on bir yıldır sürekli olarak bu projede devam ediyoruz faklı projelere gitmedik. Biz de Bakırköy Belediyesi’nde falan işe başlamış olsak bizi de altı ayda bir çıkaracaklardı. Biz hepimiz belirsiz süreli sözleşmeli taşeronuz ama mesela Bakırköy Belediyesi belirli süreli bir projeydi. Yani büyük bir projeden sonra işçi sayısını azaltmak için arkadaşları işten çıkarıyorlar. Burada Türk Telekom’da bayilerdeki bütün sözleşmeler buraya geliyor, biz de dijital ortama aktarıyoruz. Yani sürekli bir iş var.

Mücadelenizde başarılar diliyoruz.

image_pdfimage_print