İktidarın icraatları yama tutmuyor: Çözüm, ekmek, barış ve adalet için mücadelede!

Saray iktidarının zora dayalı korku imparatorluğu yama tutmuyor. Bir yeri düzeltse, diğer yerden patlak veriyor. Kendi varlığını sürdürmesi, var olanları tasfiye etmesine bağlı! İktidar en başta kendi partisini tasfiye ederek “eski” rejime ait tüm kalıntıları ortadan kaldırma, görünen defoları kapatma derdinde. Bu nedenle OHAL 3 ay daha uzatılmış durumda.

Ancak o delikler her geçen gün daha fazla gün yüzüne çıkmakta ve dikiş tutmamakta!

Bir yandan iç politikada işler iyi gitmezken, diğer yandan da cihanda tek bir dost komşudan bahsedemez hale geldik. Saray rejiminin iflas eden maceracı dış politikası “beka sorunu” gerekçe gösterilerek yeni savaş risklerinin doğmasına kapı aralıyor. Ancak yıllardır kullanışlı bir tutkal olan “beka politikası” eski inandırıcılığını büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Özellikle güvenlik harcamaları nedeniyle giderek açık veren bütçenin, işçi ve emekçilere yeni vergiler ve zamlar olarak dönmesi, bir yandan da zorunlu ara buluculuk yasası gibi sınıfa dönük saldırılar, işlerin bir yerlerde yanlış gittiğine işaret ediyor. Diğer yandan da, başta OHAL olmak üzere hal ve gidişat nedeniyle memnuniyetsiz olan patronların gönlü sınırsız teşvikler ve vergi aflarıyla çalınmaya çalışılıyor.

Sonuç; ekonomi patlak veriyor: Bütçe operasyonlarıyla gerçekleşen büyüme nedeniyle bütçede önemli açıklar baş gösterdi. Bütçe açığı yılın ilk yedi ayında 24 milyar TL’yi geçti. Oysa 2016’nın aynı döneminde bütçe 1,3 milyar TL fazla veriyordu. Tarım dışı işsizlik yüzde 13. İşsizlik Güneydoğu’yu kasıp kavuruyor; Mardin ve çevresinin genç işsizliği yüzde 38 ile Türkiye ortalaması olan yüzde 21’i çok gerilerde bırakmakta ve alarm vermekte. Ekonominin yüzde 5 büyüdüğü ilk yarıda cari açık da 21 milyar dolara yaklaştı. Yüksek enflasyon, işsizlik ve cari açıkla, sıcak para girişine dayalı büyümenin sürdürülmesi pek kolay görünmemekte.

Her yerde düşman var!

İktidar varlığını günlük olarak uzatma peşindeyken, kendisiyle birlikte ülkeyi de uçuruma sürüklüyor. Bir yandan ülkeyi bu hale sürükleyen kendisi değilmiş gibi sürekli bir mağduriyet edebiyatı yaparken; bir yandan da sürekli bir düşman yaratma peşinde. Tam da bu nedenle bir kısım gazeteci ve muhalif tahliye edilirken, bir kısmı içeri giriyor. Semih tahliye edilirken, Nuriye rehin tutulmaya devam ediliyor. Büyükada davası olarak bilinen davada tutuklanan insan hakları savunucuları tahliye edilirken, Cumhuriyet davasından tutuklu sanıklar içeride tutulmaya devam ediliyor.

Toplum her yandan bir cendereye sokulmaya çalışılırken, fiili olarak işlemeyen ve ehliyetini hukuki olarak da kaybetmiş meclis; kazanılmış hakları gasp ederek, toplumu daha da geriye götürme gayretinde. “Müftülük yasası” olarak bilinen tasarının yasalaşmasıyla ailenin, evlilik sözleşmesinin dini referanslarla kurulması öngörülüyor. Böylece kadın-erkek eşitliğini savunmayan bir kurumun temsilcisi olan müftüler nikâh kıyma yetkisine sahip oluyor, kadınların medeni kanunla edindiği haklar yok hükmünde sayılıyor.

Ne var ki, umut hala var! Tüm bu saldırılar karşısında işçiler mücadeleye devam ediyor ve OHAL’e rağmen kazanımlar elde ediyor. Şişecam işçileri, Enerji-Sen, Medlog, Kod-A, Rönesans Maltepe, Avcılar Belediye, Çapa Hastanesi yemekhane işçileri, Saya işçileri mücadeleye devam ediyor. Yine Tekno Macafferi işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı.

Türkiye karanlık bir uçuruma sürüklenirken emekçilerin tekil de olsa mücadeleleri yol göstermeye devam ediyor. Muhalefet ise ülkeye tek adam rejiminden çıkış planı olarak erken seçimleri işaret ediyor. Referandum tartışması bitmeden ve OHAL sürerken seçim önermek, seçimleri bir kurtuluş reçetesi gibi göstermek ve kitlelere seçimle her şeyin çözüleceğini söylemektir. Biz bunun böyle olmayacağını ısrarla anlatacağız, Tek Adam rejimi seçimlerle değil ancak kitle mücadelesi ile durdurulabilir. Saray rejiminden kopuş için bağımsız ve egemen bir Kurucu Meclis çağrısında bulunuyoruz. Saray rejiminin baskı ve yıkım politikalarını birleşik bir mücadeleyle ve ortak bir eylem planıyla durdurabiliriz.