Türkiye’nin en kalabalık on dördüncü şehri ve büyük bir işçi havzası olan Manisa’da metal, petro-kimya, ayakkabı ve kamu başta olmak üzere pek çok farklı sektörde çalışan işçi bir araya gelerek sorunlarını ve çözüm önerilerini konuştu.

22 Ekim günü yapılan toplantıda sendikalı, sendikasız, genç ve deneyimli otuzu aşkın işçi bir aradaydı. Patronların, sarı sendikaların ve de hükümetin yeni yasalarının işbirliği ile her geçen gün daha da kötüleşen çalışma koşulları toplantının birinci gündemi idi. Toplantıda bir restoran çalışanı; “İnsanlar isteklerini en iyi şekilde bebekken ifade edebiliyorlar. Ağlıyorlar, bağırıyorlar bir ihtiyaçları olduğunu anlıyoruz. Ama ne oluyorsa biz büyüyüp işçi olunca korku ile tanışıyoruz. Ne istediğimizi söyleyemiyoruz. Bu yüzden bize de köle gibi davranıyorlar. Bir arada ne istediğimizi söylememiz gerekir.” Diyerek toplantının en genel ruh halini özetlemişti. Tuvalet izni olmayan işçilerin bireysel direnişlerinden, mühendis ve ustabaşı tarafından daha fazla üretime zorlanan işçinin sorununa, işyeri temsilcisi ile sorun yaşayan metal işçilerine yapılan önerilere ve daha pek çok örnekle toplantı ihtiyaç duyduğumuz somut tartışmalar ile geçti.

Tam bir işçi cehennemine dönüştürülen Türkiye’de farklı sektörlerdeki işçilerin sorunlarını beraberce çözmeye çabalamaları, güçlerinin birliklerinden geleceğini söylemleri hepimiz için güzel bir örnek oldu.

Manisa işçilerinin toplantısı iş cinayetlerine kurban giden kardeşlerimiz için bir saygı duruşu ile başladı. İDP sözcüsü Sedat Durel Türkiye’de işçi düşmanlığının sebepleri ve işçilerin bağımsızlığının önemi hakkında bir sunum yaptı. Sonrasında metal sektöründen deneyimlerin ve işyerlerindeki somut sorunlara karşı önerilerin paylaşılması ve başarılı direnişlerini henüz tamamlamış olan ayakkabı işçilerinin konuşmasının ardından her sektörden işçinin tartışmaya katılımı ile toplantı tamamlandı.

Türkiye’de egemenler içlerinde bulundukları krizden çıkmak için iki yöntem biliyor: emekçilerden daha fazla vergi almak ve yabancı ya da Türk, tüm patronlara sefalet koşullarında çalışmaya zorlanan işçileri sunmak! Bu yüzden Manisa gibi işçi havzalarında yaşayan emekçi kardeşlerimizle birlikte yeni saldırıların tehdidi altındayız. Manisa işçilerinin bu arayışı, yalnızca onların değil, bizlerin de arayışıdır. Onların toplantıları yalnızca kendileri için değil hepimizin yaşamını güzelleştirmek ve mücadelelerimizi birleştirmek için yapılan toplantılardır.

Manisa işçilerini selamlıyor, mücadelemizi hem Türkiye’de hem de tüm dünyadaki işçiler ile birleştirmek için tüm işçileri Manisa işçilerine yürekten destek vermeye ve mücadeleye hazırlanıp şimdiden bir olmaya çağırıyoruz.

Manisa işçilerinin etkinliklerini takip etmek için Facebook’tan “Manisa İşçileri” sayfasını takip edebilirsiniz.

image_pdfimage_print