Uluslararası taşımacılık şirketi DHL’de TÜMTİS (Tüm Taşıma İşçileri Sendikası) içinde örgütlenen işçiler, bundan beş ay önce işyerlerinde çoğunluğu sağlayarak sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmesine olanak sağlamışlardı. Yasal olarak hiçbir sorun bulunmamasına rağmen türlü bahanelerle bu yetkiyi engellemek isteyen patron, bu sürecin başını çeken öncü dokuz işçiyi işten çıkardı. Bunun üzerine DHL’in Bağcılar’daki binası önünde başlatılan direniş 138 gündür devam ediyor. Direnişteki işçiler arasında 5 ve 14 yıllık çalışanlar da var.

Anayasal haklarını kullandıkları için işten atılan DHL işçilerinin direnişi, OHAL altında hukuki hiçbir örgütlenmeye bile patronların tahammülü olmadığının bir göstergesi. Kanun hükmünde kararnameler ile Meclis’in devre dışı olduğu sözde anayasal bir yönetim altında işçi sınıfının yasal mücadeleleri bile hukuksuzca keyfiyetle engelleniyor. İşçi sınıfının mücadele ile kazandıkları örgütlenme başta olmak üzere tüm haklar KHK rejimi altında keyfiyetle bertaraf ediliyor. Erdoğan’ın patronlara seslenirken asıl niyetini açığa vurması her şeyi anlatıyor; “Görüyorsunuz OHAL altında hiçbir greve izin verilmiyor.”

Demokratik bir rejimde DHL patronunun yaptığı bir soruşturma sebebiyken, işçilerin yıllarca çalıştığı işyerlerinden atılması ülkedeki keyfi ve hukuksuz yönetimin işyerlerindeki tezahüründen başka bir şey değildir.

Vergi yükü, hayat pahalılığı, OHAL koşulları ve KHK rejimi altında ezilen emekçilerin mücadelesi, en çok vergi kaçıran offshore şirketi sahiplerinin ve uluslararası yolsuzluğa bulaşan devlet yöneticilerinin uykularını kaçırıyor. En çok korktukları işçi sınıfının bağımsız bir güç haline gelerek kendi sırça köşklerini devirmesi. Bu sebeple attıkları her ekonomik ve politik hamleler işçi sınıfını bölmek, ayrıştırmak ve örgütlenmesini engellemek amacını taşıyor.

DHL işçileri sendikalı bir şekilde işyerlerine geri dönmeliler. Patronun bu yasa dışı hamlesine karşılık derhal bir soruşturma başlatılmalı. İşçilerin kazanılmış her türlü hakkını korumak, hukuksuzluğu engellemek için işyerlerinde ve üretimde iş denetimi talep ediyoruz. Her şeyden önce demokratik haklarımızın savunusu için OHAL ve KHK rejimi son bulmalıdır.

image_pdfimage_print