Kadına yönelik erkek şiddetine sessiz kalmayacağız!

Erkek şiddeti hız kesmeden devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun 2017 yılı veri raporuna göre erkekler tarafından 409 kadın öldürüldü, 387 çocuk cinsel istismara uğradı, 332 kadına cinsel şiddet uygulandı[1].

Bu şiddetin farklı bir boyutunu da son aylarda görmeye başladık. Erkekler kadınlardan intikam almak için çocuklarını öldürüyorlar! Cezaevinden kaçan Göksel Akşener önce boşanma aşamasında olduğu eşi Şura Akkök’ü silahla yaraladı, sonra annelerinin yanında olan çocuklarını kaçırdı, iki ay sonra da iki çocuğunu öldürüp intihar etti. Ocak ayında da yine benzer bir katliam yaşandı. Eşi Dilek Çakır’dan boşanma aşamasında olan, hakkında zorlama hapis cezası olan fakat kendisine tebliğ edilmediği için cezaevine girmeyen Ali Yardım çocuklarıyla görüş gününde iki kızını öldürdükten sonra intihar etti. Daha önce sığınma evlerinde kalan, tedbir kararları bozulunca yetkililere haber veren Dilek şu anda çocuklarının acısıyla yaşamına devam etmek zorunda.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında kadınların beyanı ile pek çok tedbir kararı alınabiliyor. Kadın ve gerekiyorsa çocukları için barınacak yer sağlanması, kadına geçici maddi yardım yapılması, kadının koruma altına alınması, kimlik değişimi gibi koruyucu tedbir kararlarının yanı sıra şiddet uygulayana verilen konuttan uzaklaştırma, korunan kişinin bulunduğu yere yaklaşmama, konutun korunan kişiye tahsisi, şiddet uygulayanın çocukla ilişkisinin sınırlandırılması ya da çocuklara yaklaşmama gibi önleyici tedbir kararları yetkililer tarafından çıkartılabiliyor.

Ancak sorunlu olan nokta, bu kararların ihlalinde gerçekleşen uygulamalar. 2018 yılında 45 yeni cezaevi açmayı planlayan; gazetecileri, insan hakları savunucularını, suçluluğu kanıtlanmamış yüzlerce kişiyi hapiste tutmaya bayılan “adalet” sistemi, tedbir kararına uymayan erkeklere hapis cezası vermekten nedense imtina ediyor! Bir ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) çalışanı, ilk ihlalde 3 günden 10 güne kadar, diğer ihlallerin her birinde ise 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi verilmesi gerekirken binlerce ihlal vakasının çok azına hapis kararının çıktığını belirtiyor. Ayrıca şiddet uygulayan erkeklere mahkemenin verdiği “öfke kontrol grubuna katılma” kararı ihlallerinde de benzer şekilde bir yaptırım uygulanmıyor. Şiddet olaylarında en haksız ve sinir bozucu kararlar ise erkeklere verilen “iyi hal” indirimleri oluyor. Kız kardeşine bir hafta boyunca işkence yapıp ardından öldüren abiye “yargılama sürecindeki davranışları ve pişman oluşundan” dolayı hâlâ “iyi hal” indirimi verilebiliyor[2]! Neyse ki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı kadını ve çocuğu istismar edene iyi hal indiriminin kaldırılması üzerinde çalıştıklarını duyurdu, umudumuz bu konuda da “yasada boşluk” bulunmaması.

Kadın hareketlerinin baskısıyla kabul ettirilmiş, pek çok açıdan kadının lehine işleyebilecek bir yasamız var elimizde; önemli olan bu yasanın eksikliklerini düzenlemek ve uygulanmasını sağlamak. ŞÖNİM’lerin her ilde açılması daha gerçekleşemedi. Özellikle büyük şehirlerdeki ŞÖNİM çalışanlarının iş yükü çok fazla, her vakanın hakkıyla takip edilebilmesi için yeterli sayıda elemanın çalıştırılmasına ihtiyaç var. Bu kurumlarda istihdam edileceklerin ise özellikle şiddet konusunda pozitif ayrımcı bir kadın bakış açısına sahip olmaları bir zorunluluk! Aynı şekilde polislerin, hakimlerin ve savcıların da bu bakış açısına sahip olmaları lazım ki verilen kararlar kadınların lehine olsun. AKP hükümeti “boşanma sürecinde arabuluculuk” gibi muhafazakar düzenlemelerle dini referanslı kişileri bu alanda yetkili kılıp kadınların kazanımlarını ellerinden almak istiyor. Bu saldırılara karşı mevcut kazanımlarımızı daha da kuvvetli savunmalı, taleplerimizi daha yüksek sesle dile getirmeliyiz. En güzel dayanışma çağrısını bize Dilek yapıyor:

“Hiçbir kadın korkmasın. Kadınlar susmasın. Bunları yaşayanlar polise gitsin, savcıya gitsin, sığınma evine gitsin. Evet, ben gittim, bir cevap bulamadım ama bu cevap alınmayacağı, mücadele edilmeyeceği anlamına gelmiyor. Cevap alana kadar uğraşsınlar, her ne gerekiyorsa yapsınlar. Sağır sultan duysun bunları. Kadınlar dayanışabilir. İnsanlar birleşsin. Korkmayın hiç kimseden, hiçbir şeyden korkmayın”[3]!

[1] http://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/2845/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-2017-veri-raporu

[2]http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/873465/Kiz_kardesini_elektrik_vererek_iskenceyle_olduren_saniga__iyi_hal__indirimi.html

[3] https://www.evrensel.net/haber/342842/baska-elifler-hiralar-olmesin-diye-mucadele-edecegim