“Güvenceli ve insanca koşullarda çalışmak herkes için bir haktır!”

TÜMTİS’e üye olan UPS işçisi arkadaşımızla sendika çalışmalarına, yeni taşeron düzenlemesine ve metal işçilerinin TİS sürecine dair sohbetimizi yayınlıyoruz.

Kaç senedir sektördesin? Nasıl sendikalı oldun?

2008 yılında UPS’de yüklemeci taşeron işçi olarak işe başladım. Çalışma koşullarımız çok kötüydü. Günde 16 saat çalışıyorduk. Yemek ya da dinlenmek için kapalı bir alanımız yoktu. Karda kışta bile yemeğimizi tabldotta dışarda yiyorduk. 2009’a kadar sendikanın ne olduğunu bilmiyordum. İşçi arkadaşlarım sendikanın işçinin yanında olan bir kurum olduğunu anlattı. Bir süre sonra sendikalı arkadaşların işten atılmaya başladığını gördüm. “Madem sendika iyi bir şey, neden arkadaşlar işinden oluyor” diye sorduğumda “Sendika işçilerin hakkını savunduğu için patronlar sendikadan korkuyorlar,” dediler. Arkadaşlarımız işten atılmaya devam ediyordu. Buna karşılık bir şey yapmamız gerektiğini düşündük ve biz de iş bırakarak 9 aylık direnişimize başladık. O süreçte çok şey öğrendim ve sendikanın ne olduğunu diğer arkadaşlara anlatmaya başladım. 9 ayın sonunda mücadelemizi kazandık, sendikalı ve kadrolu olarak işlerimize geri döndük. Sendika sayesinde eskiye nazaran pek çok çalışma koşulumuzun değiştiğini gördük.

Yakın zamanda gerçekleştirdiğiniz sendika eğitimi nasıl geçti?

Sendikayla iş sağlığı ve güvenliği üzerine çok iyi bir çalışma yaptık. İş yerinde yaşamakta olduğumuz sorunlar üzerine konuştuk ve bunlara dair çözüm üretmeye çalıştık. 2019’da yapılacak toplu iş sözleşmesi sürecini gündemimize aldık. Bunların dışında işçi arkadaşlarımıza sendikayı nasıl anlatacağımız üzerine çalışmalar yaptık. Sendikalı olmanın faydalarını anlatan bir eğitim verildi. Bu tür eğitimlere tüm işçilerin gitmesi gerektiğini düşünüyorum. Hatta tüm sendikalar bu eğitimleri düzenli olarak vermeli. Çünkü işçiler günümüzde sendikaya üye olsalar da gerçek anlamda örgütlü değiller. Sendikaların da işçilerin üye aidatları dışında işçilerle gerçekten ilgilenmeleri gerekiyor.

İşçilere müjde diye sunulan taşeron düzenlemesini nasıl değerlendiriyorsun?

Bence çok yanıltıcı bir düzenleme olmuş. Kadroya geçildiğinde maaş dahil hiçbir değişiklik söz konusu değil. Aynı kölece şartlarda çalışmaya devam edecekler. İkincisi, mesela yaşı ilerlemiş bir temizlik işçisi yapacakları sınavı nasıl geçecek? Belli ki yandaş firmalardan kendi işçilerini kadroya alacaklar. Halbuki güvenceli ve insanca koşullarda çalışmak herkes için bir haktır! Bütün sendikalar rahatlıkla örgütlenebilmelidir. Anladık ki OHAL’in kendisi biz işçilerin örgütlenmesi önüne bir engel olarak konuldu. Zaten cumhurbaşkanı da bunu açıkça söylemişti.

Metal işçilerinin toplu iş sözleşmesi zamanı geldi çattı. Metal fırtına hâlâ hafızalardayken sendikalı bir işçi olarak metaldeki TİS süreciyle ilgili neler düşünüyorsun?

Bir kere metal işçilerinin kazanması ülkedeki tüm işçileri yakından etkileyecek; çünkü metal işçileri kazanırsa tüm işçiler kazanabilir anlamına gelecek. Ancak bütün işi metal patronları ve sendikalarda görmemek gerek, sonucu metal işçileri belirleyecek. Sendika aslında işçinin kendisidir. Eğer işçi sendikasına müdahale eder, yönlendirir ve doğru mücadele ederse sendikasıyla birlikte kazanır. Dolayısıyla, metal işçilerinin işi Türk Metal yönetimine bırakmaması gerekir. Sadece bu süreçte değil diğer direnişlerde de aynı şey geçerli. Örneğin, DHL direnişimizde moraller çok yüksek. DHL işçilerinin örgütlülüklerine ve kazanacaklarına dair inançları üst düzeyde. Ancak örgütlü olursak kazanabileceğimizi biliyoruz.